Eda Baba…

45’liklere ve nostaljik şarkılara olan hayranlığını, Eski Bando isimli grubun solisti olmasından anlayabilirsiniz.

Pek genç, çok güzel ve çok da naif olmasına karşın, sesi; acılı, uzun yılların ardından eskisinden daha büyük bir güçle ayağa kalkmış, biraz da kırgın bir kadına ait gibi.

31 Ocak 1989’da İstanbul’da dünyaya geldiğini ve ilk öğrenimini Ambarlı İlköğretim Okulu’nda bitirdiğini bildiğimiz Eda Baba, 2010 yılından geçtiğimiz aylara dek varlığını sürdürmüş Eski Bando grubuyla ve Youtube üzerinden yayınlanan cover performanslarıyla büyük ve epey sevdalı bir hayran kitlesine ulaştı. 2014 yılında grup olarak çıkardıkları Renkli Şeyler albümüyle de müzik piyasasına ilk imzasını atmış oldu. Daha sonra, İstanbul Beyrut Paris isimli ikinci albümleri çıktı. Grup, bundan birkaç ay önce müzik hayatlarına ayrı ayrı devam etmek istediklerini duyurdu ama bu durum, Güney Marlen ile Eda Baba’nın dostluğunu ve müzik yoldaşlığını elbette bozmadı. Zaten kim Eda Baba’nın sesini ve sempatikliğini bile bile ondan uzak kalmayı ister ki..?

 

 

Güney Marlen ile 2008’de bir araya geldik, çaldık ve sonraki dönemde bir grup kurmaya karar verdik. Ağırlıklı olarak Güney’in fikriydi bu. Sonra bir kıvılcım diyebilir miyiz? Kafamızda oluşan dans müziği gibi bir şeydi belki de. İnsanları ya hüznünle etkilersin, ya da mutluluğunu paylaşır eğlendirirsin.. Biraz bu bizi cezbetti.

 

 

Eda Baba, özellikle bu şarkıdan sonra, kendine has tınısı ve yorumuyla adından söz ettirmeye başladı.Geceler Kara Tren, Beni Vur, Nilüfer, Sevdik Sevdalandık, Dilek Taşı gibi sahibinden başkasında eğreti durabilecek şarkıları da başarıyla seslendirdi. 500’den fazla canlı performans tecrübesi olan Baba, on parmağında on marifet olduğundan, Köpek isimli bir filmde de yardımcı oyuncu olarak yer aldı. İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema bölümünden mezun oldu. Şimdilerdeyse ikinci üniversitesi olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sinema ve Televizyon okumakta.

 

 

Gülüşünün sıcaklığıyla beraber, en zıpır performanslarında bile adeta bir pelerin gibi sırtında hüzün taşıyan bu kadının, enfes sesiyle ruhundan söylediği şarkılarını, pırıl pırıl parladığı sahnelerde dinlemek dileğiyle..