Küçük iskender

Küçük İskender mahlasıyla tanınan Derman İskender Över. 80’li yılların başında Cansever, Ferhan Şensoy, Nazım Hikmet Ran, Ahmed Arif, Leutreamont harmanlaması tarzıyla Türk Edebiyatı şiirine tartışmasız yepyeni bir açılım getirmiş İstanbullu şair. Kendi jenerasyonunun en yetenekli şairlerinden. Bohem yaşam tarzıyla ve bilgi birikimiyle belli şiir dışı popülerliği de yakalamış ve bundan da pek hoşnut.

Kelimelerle oynamayı becerebilen, şiir ve yazılarınana el pençe durulan yazar. Bir insanın bir baskaşında bu kadar hoş durumlar ifade edebilmesi ve alakasız cümle öbeklerinden ötekinin alışık olmadığı ve ilginç düşünceleri düşünmeye başlaması Küçük İskender’in yaratıcı zekasının sadece ufak bi’ parçası..

küçük iskender periler ölürken özür diler Gözlerim Sığmıyor Yüzüme Ciddiye Alındığım Kara Parçaları Cehenneme gitme yontemleri Sarı Şey Bu defa çok fena: şiir Bu defa çok fena: şiir Bir Daha Bana Benzeme Angel

1964 yılında İstanbul’da doğmuş, Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girmiş, son sınıfında okulu bırakmış bir adam. Ardından İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümüne girdi, 3 yıl sonra yine bıraktı. 1980’li yıllardan başlayarak günümüze kadar çeşitli dergilerde şiirler, eleştiriler, denemeler yazdı. İlk şiiri Milliyet Genç Sanat Dergisi’nde, İskender Över ismiyle çıkmıştır. Profesyonel olarak ta 1985’te Adam Sanat Dergisinde şiirleri yayımlanmaya başlamıştır.

Doktor olmaktan son an da vazgeçip sosyoloji okumaya karar veren biri o… Hala hayattayken kıymeti bilinesi bir şair…Aşkı da acısını da kendine has üslubuyla kaleme alan Küçük İskender’i hala tanımayanlar için bir ilk buluşma olsun bu derleme. Sevenleriyse bir kez daha okuyup kimi istiyorlarsa onu hatırlasınlar.

Antololojilerde şiirleri basıldı. Kanada’da yayımlanan Descant isimli edebiyat dergisinin Türkiye uyarladığı özel basımında, ABD’de ise Murat Nemet Nejat’ın ‘eda’ kavramında yoğunlaştığı Türk şairleri antolojisinde kendine yer verildi. İtalya’da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması’nda (La Giovane Poseia D’europa Nel 1999) ilk ona girdi ve şiirleri bu şairler ve şairelerle kitaplaştırıldı.

2000 yılında Orhon Murat Arıburnu Ödülleri’nde Bir Çift Siyah Deri Eldiven adlı şiir kitabıyla birincilik aldı. 2001 yılında Almanya’da, 2002 yılında Hollanda’da çeşitli şehirlerdeki etkinliklerde, 2005’te Avusturya’da, 2007’de Makedonya’da, 2008’de İsveç’te konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla kendini dile getirdi. 2003 yılında Berlin’de düzenlenen İlk Türk Eşcinseller Kongresi’nde bu konudaki bildirisini okudu. 2004’te NewYork’ta ve Kuzey Coralania’da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. 2006’da İskender’i Ben Öldürmedim adlı şiir kitabıyla Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nü kazandı. 2014’te 7.si verilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü Küçük İskender’e verildi. Jüri ödülün gerekçesini “Türk Şiiri’ne getirdiği özgün soluk ve şiir dilinin geliştirilmesinin yanı sıra otuz yıl boyunca tavrındaki tutarlılık” olarak özetledi.

 

 

5N 1K programına konuk olduğunda kendisi açıklamıştı ”küçük iskender” isminin nereden geldiğini:

Küçük İskender, Büyük İskender’in oğludur. Henüz 5 yaşındayken bir takım entrikalar sonucu öldür(t)ülmüştür. Ben şiir yazıp şair sıfatını kazanmaya başlayacağım dediği dönemlerde, bu furyayla herkes kendine ”büyük”, ”mega” v.s. gibi sıfatlar yakıştırırken madem siz ”büyük”sünüz ben de ”küçük” kalacağım diyerek bu ismi kullanmaya başladı. Küçük İskender, Büyük İskender’in 5 yaşında öldür(t)üldüğü için hiç büyümeyen oğlu olarak kalmıştır.

 

 

İstanbul’da Türkiye’nin en önemli müzik odakları olan Baba Zula, Rashit, Teoman, Gripin, Hayko Cepkin, Zakkum, Derya Köroğlu, Mabel Matiz, Can Bonomo, Nejat Yavaşoğulları, Model, Flört, Cemiyette Pişiyorum yine edebiyat ve sinema dünyasından Mustafa Altıoklar, Şenol Erdoğan, Pelin Batu gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Küçük İskender ayrıca genç şairlerle birlikte Ankara, İzmir, İzmit, Elazığ, Gaziantep, Milas, Seferihisar, Gümüşlük, Bodrum, Bolu, Kırşehir gibi Anadolu’nun değişik yerlerinde performans geceleri yapmaktadır.

Küçük İskender, Mustafa Altıoklar’ın yönettiği iki filmde de oynamıştır: 1997 yılı yapımlı Ağır Roman ve 2003 yılı yapımlı O Şimdi Asker.

 

 

”mutsuzdu: ”çünkü herkes kadar tekil,herkes kadar yapay,herkes kadar sahte değildi…”

”unuttum sana yazdığım mektubun altına adımı yazmayı.
belki hatırlarsın beni,senin çok eski bir dudağınım öptüğün.”

”her rengin bi kişiliği vardır.her kişiliğin de bir rengi.
ben senin rengini buldum.kahperengi !!”

”kalp imanının, kaçıncı şartı ayırdı bizi..
ben 5vakit ‘sen’ kılarken, sen bu aşk’a abdestsiz mi başladın sevgili…”

”ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen,
ben şimdi “aşk” karınla sana, ne şiirler yazarım”

”insanların birbirini tanıması için en iyi zaman,
ayrılmalarına en yakın zamandır”

”cefasını benim çektiğim aşkın sefasını başkası sürecekse;
s*kerim böyle aşkın ızdırabını…”

 

”kaybedecek bir şeyi olmayandan korkmalısın,
çünkü onlar kazanmak için her şeyi yaparlar..”

”kimseyi zorla sevdiremezsin.. sevmiyorsa ve görmüyorsa içindeki ateşi
tek bir şey söyleyebilirsin ” kendin bilirsin…”

”zamanın aklî dengesini bozan trajik sevgililer olacağımıza
aynı hastalığın iki farklı belirtisi gibi yaşarız başkalarının vücudunda..”

 

”el tarafından evlat edinilmiş sahipsiz bir birlikteliğin sonucuydu ihanetin…
piçliğine verdim… gidebilirsin”

”gözlerime yumurtlayan hasret iyileştirir mi bir akıl hastasını ansızın sabaha karşı?
ve yine ansızın bir sabaha karşı ben de delirir miyim
unutursam gördüğüm son harikulade rüyayı?
durmayın. siz kaçın kurtulun. ben oyalarım hatıraları..”

”dün sensiz nefes alamam diyenler,
bugün başka bir kucakta nefes nefeseler.”

”bana benden iyisini bulamazsın diyen sevgilim..
ne gemiler yaktım ben, kıçı kırık bi sandalın lafı mı olur..”