cihan murtezaoğlu

Uzun süredir Türk müzik sektörünün mutfağında ortaya çıkardığı eserlerle birçok ismin albümünde emeği var. Başka isimlerle çalıştıktan sonra kendi albümlerini de üretmeye başlayan başarılı bir müzisyen… Cihan Mürtezaoğlu.

Mürtezaoğlu, 25 Eylül Salı gecesi Karma Türkiye‘de Pişman İnsanlar Cemiyeti‘nin konuğu oldu. Biz de canlı yayın öncesi, misafir ettiğimiz Cihan Mürtezaoğlu’na birkaç soru yönelttik ve yanıtlarını aldık.

Aytek: Cihan, hoş geldin öncelikle… İlk sorum şu; cazla başlayan bir yolculuğun ve sonrasında bir yol ayrımın var. Orada tam olarak ne oldu, niçin böyle bir karar verdin?

Cihan Mürtezaoğlu: Bir karardan ziyade aslında bir tür doğal seleksiyon gibi. Kendiliğinden elendi. Bir müzik türünün kendi kendini elemesi anlamında söylemiyorum tabii.. Demek istediğim, kendi kendime kalıp, kendime sorular sorup, dürüstçe cevap verdiğim bir evre oldu. “Ben ne yapıyorum, bu müzikle ilişkim nedir?” dediğimde, caza biraz “özenti” bir ilgim olduğunu fark ettim ve bu ilgiyle de çok mutlu olmadım. Daha içten bir müzik yapma güdüm ve arzum olduğu için, konu kendiliğinden elendi gibi oldu. Hala kendi çapımda caz müzikle ilişkim var, değerlendiriyor, seviyorum tabii ama uygulama konusunda bir yol ayrımı olduğu söylenebilir hakikaten.

Reha: Ceylan Ertem, Pinhani, Yasemin Mori gibi isimlerle uzun süre çalıştın. Bir başkasının albümünü hazırlamakla, kendi albümünü hazırlamak arasındaki duygu farkı ne? Ne hissediyorsun?

Cihan Mürtezaoğlu: Bir başkasına albüm hazırlamanın daha kolay olduğunu düşünüyor ve hissediyorum açıkçası. Sebebi de şu; eğer karşınızda ne istediğini bilen biri varsa belli bir çerçeveye göre oluşuyor zaten ve o çerçeve etrafında istenen şeye uygun bir yapı kuruluyor haliyle. Fakat kendine bir şeyler oluşturmaya başladığın zaman, hangi söz üstünde duracağından tut kendine onu yakıştırmaya kadar her şeyi düşündüğün ve kararsızlıklar içinde koşuşturduğun bir sürece giriyorsun. Çok karışık bir süreç.. Kendime albüm hazırlamayı daha zor buluyorum kısacası. Hatta buna benzer bir şeyi şarkı yazmakla ilgili de düşünüyorum. Mesela X kişisi bana şarkı yazar mısın dese ve yapsam, kendime yapacağım şarkıdan daha rahat hazırlarım diye düşünüyorum.

Aytek: Herkesin yazım tarzı ve sebebi farklı elbette. Ya senin üretkenliğindeki en büyük etken ne? Hüzün, ayrılık, umut? En büyük kaynak ne olabilir?

Cihan Mürtezaoğlu: Şimdiye kadar genelde yaşanmış şeylerden yola çıktım hep. Ama tek bir yöntem ya da tek bir yol yok tabii bence. Yaş ilerledikçe de bu durum kendini biraz daha hayal gücüne bırakmaya başladı. Sürekli ve aktif olarak acı çekmek ya da her şeyi dibine kadar yaşamak mümkün olmuyor çünkü. O noktada hayal gücüne yaslanmak ya da şöyle bir dönüp hörgücümden bir şeyler çıkartmak gibi yöntemlere başvuruyorum. Şimdi bunları deniyorum açıkçası. Biraz yorgunluk tarafı da var bu işin.. Hep motivasyon bulduğum şeye sürekli başvurmak gibi bir şey, insanı üretimde ölüme götürecek bir yol olur.

Reha: Belirli bir kariyer hedefin var mı peki? Kariyer kelimesini çok sevmediğini duydum daha önce, okudum da bir yerlerde.. Yani şu an istediğin yerde misin? Ya da neredesin, sana göre?

Cihan Mürtezaoğlu: Ben hiçbirimizin, hiçbir zaman, istediğimiz yerde hissedebileceğini düşünmüyorum aslında.. “Şunu yapmak istiyordum ve yaptım” desek dahi hep o arayış, o dürtü, bir yerleri kurcalama olayının süreceğine eminim. Kendimle ilgili de bu böyle. Asla huzursuzluk gibi bir şey değil, memnuniyetsizlik ve mutsuzluk kadar yoğun bir his de değil ama kendimi bir yerde görmek, bulmak, bulamamak gibi şeyler düşünmüyorum artık. Yeni keşfediyorum; biraz daha doğaçlama akıyor her şey.. Buna artık ikna oldum ve kendimi bu akışa bıraktım.

Aytek: Belki de hepimizin yapması gereken şey bu.. Son soru: “Çok pişmanım” diye kendine itiraf ettiğin bir olay?

Cihan Mürtezaoğlu: Aslında benim pişmanlıkla kurduğum ilişki, pişmanken. O an geçtiğinde pişmanlık duygusunu barındırmıyorum. Pişman olduğum şeyleri hatırlıyorum ama şimdi dönüp baktığımda pişmanlık hissetmiyorum. Yukarıdan bakar gibi oluyor insan bir süre sonra çünkü… Pişmanlığım yok yani ama pişmanken, pişmandım.

Reha: Samimi yanıtların için çok teşekkürler Cihan!