street fighter

Kökeni, ellili yıllara dayansa da, bilgisayar oyunlarının hayatımızda tam anlamıyla yer bulması ve bulduğu yeri tüm gücüyle genişletmesi, seksenli yıllarda gerçekleşti.

Özellikle seksenli yıllarda doğanlar için bu gelişim süreci şöyle özetlenebilir;

Commodore 64 ve Amiga gibi cihazlara takılan disketlerle oyun açma dönemi,

Üzerinde “99 in 1” yazan ancak içinde asla 99 adet oyun barındırmayan konsollar, ATARI dönemi,

Avuç içine sığan ve mini bir soketin içine sığdırılan oyunları barındıran GameBoy dönemi, –Tetris‘i hatırlatmayın lütfen-

Masaüstü bilgisayarların hayatımıza girmesiyle, yaklaşık 150mb boyutundaki bir oyunun 14-15 diskete sığdırılması, bu oyunları satan dükkanlara gidip saatlerce o diskete oyunun yüklenmesini beklediğimiz dönem,

Masaüstü bilgisayarlara hızlı işlemcilerin ve CD-ROM’ların entegre olmasıyla yükleme sürelerinin azaldığı dönem,

Oyun konsolu hususunda çığır açan ve dünya tarihine adını altın harflerle kazıyacak PlayStation‘ın piyasaya sürüldüğü dönem,

Akıllı telefonlara kadar daraltılan oyunlar dönemi.

Durumu bu şekilde özetlemek mümkün. İşin aslı şu ki; leş gibi grafiklerle oyun oynadığımız dönemde de kulağımız hep çalan şarkılara takılırdı, günümüzde artık “aşmış” diyebileceğimiz grafikler eşliğinde de kulağımız yine çalan şarkılara takılıyor. Hatta bu şarkıların belki de birçoğu, bu oyunlar sayesinde meşhur oldu ve dünyaya yayıldı.

İşte, “Şak!” diye hatırlayacağınız ve sizi birkaç saniyede geçmişe götürecek o meşhur oyunlar ve şarkılar;

PACMAN

Kendini sürekli tekrar eden sinir bozucu bir sample… Peşinizde karanlıklardan çıkıp gelmiş birkaç zıpçıktı ve labirentteki tüm çizgileri yemeye çalışan siz; yani PacMan.

 

SUPER MARIO

Böyle tatlış bir melodisi olmasına rağmen yine sinir bozucu yaratıklarla karşılaşacağınız oyun. Bölümleri atlamak oldukça zordu ve sonunda “Başlarım prensesine, ne hali varsa görsün!” diyordunuz.

 

FINAL FIGHT

Atari salonlarının efsanesi… Oyunda, seçebileceğiniz üç karakter olmasına rağmen hemen herkes Haggar’ı seçip 360 derecelik yumruk şov yapardı. Geldi değil mi gözünüzün önüne?

STREET FIGHTER

Atari salonu demişken, Street Fighter‘ı unutmayalım… Ryu ve Ken‘e ayıp ederiz.

 

FIFA 96

Bakın bu yıllarda işler gelişiyor. Üç sesli nadide eserlerden, çok sesli eserlere geçiyoruz ve yavaş yavaş, müzik kendini hissettirmeye başlıyor.

 

MORTAL KOMBAT

Kuru kuru sample döneminden, sözlerin de dahil edildiği döneme geçiyoruz ufak ufak… Filmi de çekilen Mortal Kombat için yapılan şarkıya kulak verelim.

 

FIFA 98

Doksanlı yılların sonuna geldiğimizde, artık dünyaca ünlü grupların ürettiği şarkıların kullanıldığını görüyoruz. “Woo hoo!”

 

TOMB RAIDER: THE LAST REVELATION

Antik Mısır‘ın gizemli koridorları ve ölümcül tuzakları içinde çıkış aradığınız, yine çok zorlu bir oyunun açılışı. Dönemin gençleri olarak, Lara Croft‘a olan hayranlığımızı nasıl inkar edebiliriz ki?

 

SILENT HILL 2

Ekranın başına kilitlenmenize neden olan ve hakikaten tüylerinizi diken diken edip, ürpermenizi sağlayan bir oyundu Silent Hill… Sahneleri de muazzamdı, şarkıları da.

 

THE NEED FOR SPEED: UNDERGROUND 2

The Doors‘un muhteşem eseri “Riders On The Storm” ve modernize edilmiş versiyonunda karşımıza çıkan Snoop Dogg… Bir müziksever daha ne ister ki?

 

MEDIEVAL: TOTAL WAR

Strateji oyunlarının birçok insana göre en iyisi; Medieval: Total War. Açılışında kulaklarımıza misafir olan bu kısa ama güçlü şarkıyı hafızalarımızdan silmek çok güç.

 

PES 2018

Günümüzde artık tamamen dünyaca ünlü yorumcuların şarkıları ile süsleniyor oyunların playlisti… Bruno Mars gibi.