Truman Show
Onlarca Açıdan Okunabilecek Müthiş Bir Film:Truman Show
the-truman-showÜzerine  tezler yazılan, üniversitelerde ders konusu olan, katmanlı okumalar yapılabilecek, nadir filmlerden biri “Truman Show”. 1998 yılında vizyona giren Jim Carrey’nin başrolünü üstlendiği ve onun kariyerinde bir mihenk taşı olarak kabul görmüş film için söylenebilecek ilk söz devrimsel nitelikte olması. Zamanı olmayan bir film olarak kabul görmesi ise gelişen teknoloji ve medya araçları ile geldiğimiz noktada eleştirdiği tüm konuların hala gündemde olması. Elbette 20 yıl önce yazılmış, çekilmiş olması yine de dengeleri değiştiriyor. İnternetin olmadığı, sosyal medyanın henüz  hayatlarımızı işgal etmediği, Tv prodüksiyonlarının özel yaşamdan para kazanmıyor olduğu (ve bir çok sayılabilecek toplumsal ve evrensel devinimin) bir dünyada yaşıyorduk. 90’lar deyince akan sular bir çoğumuz için duruyor. Çünkü sanatsal üretimin kalitesi ve insan ilişkilerinin son naif dönemlerini yaşadık. 2000’lere yaklaşırken, birşeylerin değişeceği sinyalini tüm dünya hissederken filmin senaristi Andrew Niccol ve ekibi de Paramount Pictures ve yapımcılar da büyük bir projeye imza attılar.
Kurgusal Bir Hayat: Truman Burbank
Truman Show’da; henüz bebekken bir TV kanalının evlat edindiği Truman Burbank adlı karakterin yaşadıklarını izliyoruz. “Seaheaven” adasında amerikan rüyası tadında bir hayat süren Truman’ın dünyasındaki herkes ve her şey aslında bir kurgudan ibarettir. Bir film platosunda yaşadığı hayatı gerçek sanan ve anlatılan dünyaya ve kaderine inanan dramatik bir karakter. Kara komedi olarak nitelendirilen film, bu türün hakkını tam manasıyla veriyor. Çünkü güler misin, ağlar mısın adamın yaşadıklarına diye hep bir ikilem yaratıyor. Etrafında yüzlerce kameranın olduğu ve bir şovun içinde olduğunun herkes tarafından bilindiği bir yaşam. 30 yaşlarına geldiğinde gökyüzünden düşen bir spotun ve öldüğünü bildiği babasını görmesiyle üzerinde şüphelenmeye başlayan Truman için artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Sadece Medya Eleştirisi mi?
“Dünyanın gerçekliğini, bize sunulan haliyle kabul ederiz. (Christof)”

The-Truman-Show

Truman Show’u derinleştiren ana soru tam da burada devreye giriyor. Çünkü medya veya toplumsal eleştiri sınırlarını ustaca aşıp, evrensel bir eleştiri ve yaklaşım sunuyor. Bir yaratıcı ve onun çizdiği yolun ötesinde bir dünyanın olduğunu, sınırların algılardan ibaret olduğunun altını öyle bir çiziyor ki hayran kalmamak elde değil. Burada dini veya inançsal anlamda bir tehditten ziyade, “gördüklerinin gerçekliğini her zaman düşün, sorgula ve analiz et” var. Bunun ötesinde “yaşadığımız dünya, bundan daha gerçek değil, her şey suni” diyerek yumruğu indirdiği şu diyalogları da hatırlatmakta fayda var. Sistemin inandırdığı ve bizim gerçek sandığımız ütopik dünyaya selam olsun diyerek…

 

truman show

Truman: “Hiçbir şey mi gerçek değildi?

Christoph: “Sen gerçektin! Seni izlemeyi bu kadar güzel yapan da buydu. Beni dinle Truman.  Dışarıda, senin için yarattığım bu dünyadan daha fazla gerçeklik yok. Aynı yalanlar. Aynı ikiyüzlülük. Ama benim dünyamda korkacak hiçbir şeyin yok.

 

Yapım Hakkında İlginç Notlar:

Peter Weir’in yönetmen koltuğunda yer aldığı filmin senaryosu Andrew Niccol’a ait, Jim Carrey’e ise Ed Harris, Laura Linney, Natasha McElhone, Paul Giamatti, Noah Emmerich, Brian Delate, Holland Taylor gibi isimler eşlik ediyor.

Onlarca ödül alan ve adaylıkları bulunan filmde; Ed Harris ve Jim Carrey hiç karşılaşmamışlar, Carrey’nin çekimleri tamamlandıktan sonra Harris’in sahneleri çekilmeye başlanmış.

Senaryoyu üç yılda tamamlayan senarist Andrew Niccola aynı zamanda Gattaca (1997) filminin yönetmenliğini ve senaristliğini yapmış.

Jim Carrey’nin her sabah aynaya çizdiği şekil çekimler esnasında spontane olarak Carrey tarafından yaratılmış.

 İngiltere ve Amerika’daki psikologlar, kendini televizyonda bir şov karakteri olan hastalarına,  o günden bugüne “Truman Sendromu” adlı tanıyı koyuyor. Yayınlanan raporlarda hastalar “Truman Show” filminden bahsediyor olması ise çok çarpıcı.

Truman Burbank’in yelkenlisinin ismi Santa Maria ,Christopher Columbus’un gemilerinden birinin ismi ve yelkenin üzerinde belirgin bir şekilde görülen 139 sayısı dahil olmak üzere Truman ve Christof’un arasındaki diyaloglar İncil’e bir çok gönderme yapıyor. 

Ödüller ve Adaylıklar:

Önemli Ödülleri: Altın Küre’1999: En İyi Erkek Oyuncu (Drama), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Müzik; BAFTA’1999: En İyi Yönetmen, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Yapım Tasarımı; Amerikan Eleştirmenler Birliği’1999: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Önemli Adaylıkları: Oscar’1999: En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Özgün Senaryo; Altın Küre’1999: En İyi Film (Drama), En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo; BAFTA’1999: En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Sinematografi, En İyi Özel Efekt; Amerikan Yönetmenler Birliği’1999: En İyi Yönetmen; Amerikan Senaristler Birliği’1999: En İyi Senaryo.

Özetle son yıllarda yapılan bir çok yapıma ilham olan, George Orwell’in unutulmaz eserlerindeki sistem eleştirisinin en iyi örneği olan Truman Show’u ister çekildiği 90’lı yıllar isterse yaşadığımız ve yaşayacağımızı düşündüğümüz zamanlar perspektifinden bakarak izleyin… Gerçeklik üzerine düşünen, farklı bakış açıları kazanmak için büyük bir fırsat sunan film sinemanın kült yapımları arasında!

İyi Seyirler:)