Orijinali; klarinettir.
Latince’de “aydınlık” anlamına gelir.
Kanun, keman, gitar, davul ve daha nicesi…
Bütün enstrümanlarla uyumlu oluşundan mı yoksa hem ağır hüznü, hem de neşeli coşkuyu iliklere kadar hissettirdiğinden midir bilinmez; hiçbir zaman rahatsızlık vermez.
Üstelik tek başınayken de dev bir orkestra gibi güçlüdür.
Kardeşleri flüt, obua, fagot gibi o da üflemelidir.
Ama bir tek o, sesiyle size; esaretin ekşiliğini, acının tatlılığını, her çeşit mutluluğu, toplamaya çalıştığınız her şeyin aslında yerinin orası olduğunu gösterir.

Klarnet, ciğerden geçip, ciğerlere işleyen tek enstrüman; aynı zamanda tarihin en eski çalgılarından biridir.

Doğum: M.Ö. 2700

Müzik tarihi araştırmacılarına göre, özellikle doğu uygarlıklarında klarnetin izlerine sıkça rastlanmakta.
Bu çalgının atası, M.Ö. 2700 yılında keşfedilmiş “mmt” isimli çalgı da sayılabilir, Kuzey Afrika’da bulunan “Zummara” da: Kim bilir? İncelendiği zaman Zummara; iki uzun bambu kamışından ve üzerinde dört yahut altı delik bulunan üflemeli bir çalgıdır.

Batı uygarlıklarında rastlanan ve tescilli olarak klarnetin atası olarak bilinen Chalumeau, yani şimdiki adıyla klarnetin Almanya’nın Nuremburg kentindeki Johann Christoph Denner tarafından 1690 yılında icat edildiği söylense de, çoğu kaynakta Fransızlarda ortaya çıkan fakat kökü Araplardan gelen bu müthiş üflemeli bir çalgının tam anlamıyla bir “yaratıcısı” yoktur.

18. yüzyılda tam anlamıyla dünyaya gelmesine rağmen klarnet, ancak 19. yüzyılda adından söz ettirmeye başlamıştır.
Hem de Mozart’ın bilhassa kendi için yazdığı konçertolarla!




Dünya Sahnesinde Adım Adım

Mozart klarnet için birkaç parça yazdı ve notalarında klarneti konuşturarak onu parlattı.
Beethoven’ın da ilk yıllarında tüm orkestralarının standart bir enstrümanı haline geldi.
Iwan Muller, 1812’de klarnet için yeni bir tuş takımı yaptı ve klarnet tarihi için en önemli gelişmelerden birine imza attı.
Klarnet Buluşundan yüzyıllar sonra 1900-1925 yılları arasında artık stüdyo ve radyo kayıtlarının önemli enstrümanlarından olmayı başardı.
Her müzik türüne uyum sağlayan çalgı; Sly and the Family Stone, Beatles, Pink Floyd, Aerosmith, Tom Waits ve Radiohead parçalarında da yer aldı.
Günümüzdeki haliyle klarnet; 1940’lı yıllarda, cazın patladığı dönemde altın çağını yaşadı.
Çok sayıda caz grubunda en az bir klarnet bulunmaktaydı.
Klarnet, artık her yerdeydi.

Türkiye’de Klarnet

Kayıtlara göre ülkemize klarnet ilk kez, 1820’li yıllarda geldi. Şükrü Tunar’dan Mustafa Kandıralı’ya, Selim Sesler’den Hüsnü Şenlendirici’ye birçok klarnet ustası, nefesleriyle gönüllerimize işledi.
Geniş aralıklı ve hüzünbaz oluşuyla bilinen klarnet, daima, Türk müziğine en çok yakışan enstrümanlardan biri oldu!