Barbaros Hayrettin

1979’da, üniversite okurken Almanya’ya gitti. Yedi kişi bir odada kaldılar. Herkes para biriktirme derdindeydi elbette. Türk Danış adlı derneğe gidip müzisyen olduğunu söyledi. Dernekte de kendisi gibi müzisyenleri bulunca hikaye başladı. Hayrettin Öneşol yani bildiğiniz ismiyle; Barbaros Hayrettin‘in tuhaf hikayesi.

Aslen Kütahyalı… Kütahya’daki Barbaros ilkokulunda okudu. Rumuzundaki Barbaros ismi de buradan geliyor.

Almanya’da ilk kurdukları grup olan Sultana ile başarı yakaladılar. Hatta bir günde kurulan grup, ertesi gün Hürriyet’in Almanya’da çıkan edisyonunda haber olarak yer aldı. Türk Danış derneğinin gözbebeği oldu grup. Davetler, düğünler, her gece bir yerlerde sahne aldılar. Ünleri Türkiye’ye ulaştı ve Çakıl Aile Gazinosu sahnesine de çıkmayı başardılar.

Daha sonra grubun üyeleri olan Nedim Ünal ve Adnan Bayrakçı ile tanışan Hayrettin Öneşol, gruba yeni bir isim verdi; Kobra!

UNKAPANI VE TRAJİKOMİK HATIRALAR

Kobra ismiyle çalmaya başlayan grup, kısa zamanda müziğini duyurmayı başardı. Böyle bir nabız yakalamışken albüm yapmaya karar veren Hayrettin Öneşol, o güne kadar yaptıkları ve en çok güvendiği birkaç kaydı alarak Türkiye’ye geldi. Yönünü Unkapanı’na çeviren Öneşol’un bundan sonra başına gelenler ise hayli ilginç.

Tanınmış bir yapım firmasının kapısını çalan Öneşol, firma yetkililerinden “Beğenmedik” yanıtını alınca oradan ayrıldı. İki yere daha gitti, aynı cevabı aldı. Çok üzüldü… Ve dilinden şu kelimeler döküldü;

“Bir hafta sonra yine geleceğim ama başka türlü geleceğim!”

Casio marka küçük bir saati vardı, “dik taka dik tak, dik taka dik tak” şeklinde tuhaf sesler çıkaran… Grup stüdyoya girip, bu tuhaf seslerden bir intro ortaya çıkardı. Ortaya çıkan bu intronun peşinden, bugün halen hafızamızdan çıkmayan o sözler geldi!

“Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur…”

Hayrettin Öneşol, bu şarkıyı kaydedip bir hafta önce gittiği yapım firmasına yeniden gitti. Kaydı dinleyen yapımcının tepkisi ilginç oldu; “Olay bu!” dedi tamamını bile dinlemeden ve ekledi… “Sizdeki potansiyeli gördüm…”

Anlaşmalar yapıldı, kayıtlar tamamlandı ve klip çekildi… Sonra ne mi oldu? Bir gecede gelen şöhret, Barbaros Hayrettin‘in kapısını çaldı.

İş o kadar büyüdü ki, dönemin anchormani Ali Kırca’nın ekrana çıktığı kanalda, Barbaros Hayrettin’in ana haber bülteninde canlı yayın konuğu olacağı duyuruldu. Daveti duyan Barbaros Hayrettin’den şöyle bir yanıt geldi; “İyi de ben Almanya’dayım?”

Kanal yetkilileri ilk uçağa bir bilet aldılar Barbaros Hayrettin için. O da alelacele evine gidip, eşine “Ben Türkiye’ye gidiyorum” dedi. Küçük bir çantaya birkaç eşyasını koydu. Kocaman gözlüklerini ve o meşhur sarı ceketini de tabii. Barbaros Hayrettin’i havalimanında karşıladılar ve direkt stüdyoların bulunduğu binaya gittiler. 24 saat içinde gelen şöhret, Barbaros Hayrettin’in yolda yürümesine engel olacak seviyeye gelmişti.

ŞÖHRET BU KADAR KOLAY!

Kobra grubuyla yaptıkları kaliteli işleri bir türlü kabul ettiremeyen Hayrettin Öneşol, tamamen isyan ve sisteme olan tepkisinden ortaya çıkardığı bu absürt şarkıların bu kadar tutulmasına anlam veremiyordu… Hiç anlayamadı da.

Barbaros HayrettinAslında Barbaros Hayrettin’in bize vermek istediği mesaj açıktı;

Bu ülkede bir saat alarmından bile şarkı çıkarabilir ve bu şarkıyla bir gecede şöhreti yakalayabilirsiniz… İşte bu kadar kolay!

Zaten bir süre sonra bütün bu olan bitenlere gülüp geçti Hayrettin Öneşol… Sonrasında da Almanya’ya döndü. Küsmüştü doğal olarak. Şevkle yaptığı müziğin alıcı bulamamasından ve saçma sapan işlerin şöhret kapısını bu kadar kolay açmasından dolayı tabii.

Ben Sizin Babanızım furyasının ardından birkaç şarkı daha yaptı Barbaros Hayrettin ama hiçbiri aynı etkiyi göstermedi. O da üzerine gitmedi olayın. Almanya’ya dönüşünün ardından yeniden bir araya getirdiği Kobra üyeleri ile yeni şarkılar kaydetmeyi sürdürüyor Hayrettin Öneşol. Ve diyor ki;

Kısmetse herkes kısa zamanda Barbaros Hayrettin’in gerçek çizgisini görecek!

Kobra Grubu

Kaynak: Redbull