Ahlat Ağacı

Ahlat Ağacı filminin ortak senaristlerinden ve oyuncularından Akın Aksu, ilk romanı Bir Taşra Köpeği’nde ıssız taşrayı bilinenin aksine canlı, çok sesli bir taşra tablosuna dönüştürüyor.Nuri Bilge Ceylan ve Ebru Ceylan ile birlikte yazdığı Ahlat Ağacı filminin senaryosu ile tanınan Akın Aksu’nun ilk romanı ‘Bir Taşra Köpeği’ Doğan Kitap’tan çıktı.

Ahlat Ağacı

Bir Taşra Köpeği’nin adsız kahramanı, bir sahil kentinde hayatını sürdürebilmek için tuvalet bekçiliğinden gazete muhabirliğine çeşitli işlere girip çıkarak, her biri bir öncekine benzeyen günlerini taşralı yarı aydınların hırslarla, küçük hesaplarla, ördükleri dünyasında geçirmektedir. Bu taşra kentinde günler birbirinin aynısıdır. Bu tekdüzelik bir zaman sonra kendine has bir taşra sıkıntısı ve gülünç hayatlar ortaya çıkarır.

 

Kahraman, kentin caddelerinde kaçınılmaz ölümünü bekleyen köpek gibi taşranın yazgısını yaşamaktadır. Karakterlerinin her birinin düşlerle, sözcüklerle aşmaya çalıştığı taşra duvarı ancak ölümle aşılabilecek gibidir…

Bir Taşra Köpeği

Ahlat Ağacı filmine ilham veren Bir Taşra Köpeği için Nuri Bilge Ceylan şunları söylüyor: “Kapısı, yalnızlığa ve varoluşun kaçınılmaz çırpınışına açılan sıcak, uzun, sıkıcı bir yaz mevsimi. Amaçsız, istemsiz, adeta başka algı alanlarına eğilim duyan bir adam, yaz sıcağına teslim olmuş bilinciyle, Diyojen’in Feneri gibi dolaşarak, varlığımızın gezegendeki anlamını arıyor. Birbirinden pek de farkı olmaksızın sürüp giden günlerin içerisinde oradan oraya; kendisi için hiçbir anlamı olmayan sözlerin, düşüncelerin, inanışların arasında, sahipsiz bir gölge gibi dolanıp duruyor.”