Adile Naşit

Uykudan Önce’nin Adile Teyzesi, Hababam Sınıfı’nın Hafize Anası’ydı. Hatta Adile Naşit, bazen televizyonlarda bizleri adımızla çağırıp masallar anlatırdı. Kendisi gibi aksi kocası rolündeki Münir Özkul ile incir çekirdeğini doldurmayacak tartışmalarını, “Turşu limonla olmaz, sirkeyle olur” derken gözlerini fal taşı gibi açışını çok sevdik. O içli içli ağlarken burnumuzun direğinin sızladığı da oldu…

Erken Yaşta Yutulan Sahne Tozu

Adile Naşit

Adile Naşit, 17 Haziran 1930’da İstanbul’da tabiri caizse tiyatrocu olmak için doğdu. Babası tuluat tiyatrosunun en renkli kişilerinden komedyen Komik-i Şehir Naşit’ti. Annesi de ünlü kantocu Amelya Hanım’dı. Ağabeyi Selim Naşit ile birlikte çocukluğu Şehzadebaşı’ndaki Millet Tiyatrosu’nda geçti.

Selim ve Adile; kulisleri, fuayeyi, salonu birbirine katarken babaları tiyatroda yaramazlık yapmalarını yasaklayınca, tavan arasını mesken tutup oradan oyunları izlediler. Taa o zamanlar yuttukları sahne tozu, onları gelecekte sahneye çıkarmaya yetecekti.

İki Kardeş de Tiyatroya Gönül Verdi

Adile Naşit

Babaları hiç desteklemese de, iki kardeş tiyatroya gönül verdi. Adile Naşit 14 yaşında babasını kaybedince okulu bıraktı ve İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu’na girdi.

1944’te Halide Pişkin’in grubunda “Her Şeyden Biraz” oyunu ile İstanbul turnesine çıktı. Dönüşte adresi Muammer Karaca Tiyatrosu’ydu. 1948-1951 yıllarında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukla sahnedeydi. Üç yıl sonra ise yolu yeniden Muammer Karaca Tiyatrosu ile kesişti ve 1960’a kadar orada çalıştı.

Kendi Tiyatroları Yassıada Yüzünden Kapandı

Adile Naşit

Adile Naşit, 1961’de ağabeyi Selim Naşit ve 11 yıllık eşi Ziya Keskiner’le birlikte kendi tiyatrosunu kurdu. Ankara’da kurulan Naşit Tiyatrosu’nun işleri başlangıçta çok iyiydi. Ama o sıralarda süren Yassıada Davası gündeme oturunca tiyatroya beklenen rağbet olmadı. Tiyatro sahipleri ekonomik açıdan epey zorlanınca altı ay sonra Naşit Tiyatrosu kapandı.

Sonraki yıllarda 1975’e kadar Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrosu’nda sahneye çıkan Naşit, tiyatro oyunlarının yanı sıra Hisseli Harikalar Kumpanyası, Neşe-i Muhabbet, Şen Sazın Bülbülleri gibi müzikallerde de beğeni topladı.

Boyundan Büyük Çocukarına Şefkatle Sarılırken

Adile Naşit


Sinemaya 1947’de Seyfi Havaerinin yönettiği Yara filmiyle başladı. Ardından 1948’de Lüküs Hayat filminde oynadı. Naşit, esas yükselişini 1970’lerde yakaladı. 80’in üzerinde sinema filminde oynayan Adile Naşit, genellikle Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet’in yönettiği komedi filmleriyle perdedeydi. Yeşilçamda şen kahkahası ve boyundan büyük çocuklarına şefkatle sarıldığı anne rolleri ile hafızalara yer kazındı.

“Ha Babam De Babam!”

Adile Naşit

Rıfat Ilgaz’ın ünlü eseri Hababam Sınıfı’ndan 1974-1981’de uyarlanan altı filmdeki müstahdem rolü onun imzasına dönüştü. Üzerinde gri hizmetli önlüğü, göbeğini hoplatarak çaldığı zili ve merdivenleri koşa koşa çıkışı ile o Hababam’ın biricik “Hafize Ana”sıydı.

“Kızgınlığımı açık açık belli etmiyorum. ama, kırılıyorum. örneğin, tiyatroda akşama kadar elleri donarak yerleri süpüren çocuğa “haydi git de bana bir paket sigara al” deyiverenlere sinirlenmemek olası değil. yüreğimin içinden bir şey cızlayıveriyor o zaman. belki ağlıyorum, görmemezliğe geliyorum..”
Milliyet Gazetesi Röportajı, Adile Naşit

”Sen Mi Büyüksün? Hayır, Ben Büyüğüm!”: Bizim Aile

Adile Naşit


“Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm ben; Yaşar Usta!” cümlesi ne zaman haksızlığa uğrasak aklımıza gelen Bizim Aile’de Naşit, Münir Özkul ile başroldeydi. Ergin Orbey’in yönettiği film dul ve çocuklu Yaşar Usta ve Melek Hanım’ın evliliğiyle iyice genişleyen bir aileye odaklandı. 1975 yapımı bu filmde Naşit hem birbirleriyle hem geçim derdiyle uğraşan ailesi için didindi durdu. Herkese kol kanat geren anne rolü bu film sayesinde Naşit’in alametifarikaları arasında yer alacaktı.

En İyi Kadın Oyuncu ve Yılın Annesi

Adile Naşit

1976’da Atıf Yılmaz’ın yönettiği İşte Hayat’taki hırslı ama kocasından korkan anne rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kucakladı. Bu ödül klasik anlamda star olmayan bir oyuncuya verilen ilk ödüldü. Ülkemizde rol aldığı karakter ile 1985’te Yılın Annesi seçildi.

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.