Yaşar Kurt – Hadi Baba Gene Yap

Bir baba ile oğlu trenle seyahat yapacaklardır. Çocuk bildiğin klasik çocuk, gördüğü her şeyi isteyen, alınmadı mı ağlayan çocuk yani. Neyse çocuk tren garındaki satıcıların birinde bir şapka görür ve babasından ister. Babası da biliyor çocuğunu tabi ki, şimdi ağlayacak susturamayacak tüm trene rezil olacaklar diye alır şapkayı. Binerler trene. Bizim şımarık yine rahat durmaz tabi, kafasında şapka ile camdan çıkarır başını. Babası da tabi uyarır durur “evladım şapkan uçacak gir içeri” diye. Çocuk dinlemez yine babasını ve babası çocuğa bir ders vermek için, birden şapkasını alır arkasına saklar. Çocuk tabi şok. “Baba baba şapkam gitti” Babası da durur mu yapıştırmış cevabı “Eee ben sana dedim dinleseydim sözümü” demiş ve devam etmiş “Eğer bir daha benim sözümden çıkmazsan sana şapkanı geri getiririm. Söz ver bana ve gözünü kapat” Babasına söz veren çocuğumuz gözünü kapamış ve babası usulca şapkayı çocuğun kafasına koymuştur. Çocuk gözünü açtığında sevinçten gözleri parlar ve bir heyecanla alır şapkayı camdan dışarıya atar ve der ki babasına “Hadi baba gene yap”

FUAT EDİP BAKSIBİR BAHAR AKŞAMI

Fuat Edip, 19-20 yaşlarında iken rüyasında çok güzel bir kız görür. O gördüğü kıza gönlünü kaptırır. Yıllarca o kızı bulma hayaliyle yanıp tutuşur. Hiç kimseyi gözü görmez olur. Yılların hızlı bir şekilde akmasıyla birlikte ailesi de ona baskı kurar ve zorla evlendirilir. Fuat Edip, çaresiz bir şekilde, rüyasında gördüğü kızı yüreğinden silemediği halde istemeye istemeye bir kızla evlendirilir. Bir bahar akşamı Fuat Edip’in yolu, Acıbadem’deki Çamlıca Kız Lisesi’nin önünden geçer. Okul zili çalmış ve öğrenciler evlerine gitmek üzere dağılıyorlardır. Tam bu sırada Fuat Edip’in gözüne bir kız ilişir. Bu kız, yıllar önce rüyasında gördüğü kızdır. Şair, adeta donakalır, kendinden geçer. Onun bu halini fark eden öğrenci de mahcubiyetten boynunu eğer. Fuat Edip, artık yaşlanmış haliyle kıza bakar kalır. Fakat artık her şey bitmiştir. Adeta beyninden vurulmuş bir halde yoluna devam ederken şu mısraları mırıldar:

Bir bahar akşamı rastladım size
Sevinçli bir telaş içindeydiniz
Derinden bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz

Bulutsuzluk Özlemi – Özgürlük Emek İster

Kapalı bir kız Bulutsuzluk konserine gider bir gün, konser sonrası kulise girmeyi başarır ve Nejat Yavaşoğulları’na dert yanar. Beni ailem olmak istemediğim biri olmaya zorluyor, kapanmam onların isteği, evden çıkamıyor her an kısıtlanıyorum bu konsere kaçarak geldim ve şuan çok mutluyum der. Bunun üzerine bu şarkıyı yazar Nejat Yavaşoğulları.

Aç güzelim saçını
Yağmur ıslatsın
Dökülsün damlalar
Tellerinden

 Yavuz Çetin – Yaşamak İstemem

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük gitaristi olarak gösterilen Yavuz Çetin İstanbul’un arka sokaklarında, barlarda çalan bir gitaristtir. Olaylar büyür gelişir ve Albüm çıkarır kendisi. Anlatılanlara göre karamsar biridir Yavuz. Dünyayı, kahpeliği, saçmalığı tanır doğruca. Ve nefret eder hepsinden. Tam olarak bilinmese de bu şarkıyı yazıp intihar ettiği söylenir. Şarkının sözlerinde de intihar sebebini atmış adeta.

Yaşamak istemem artık aranızda
Belki de terslik bende
Yapamadım bu düzende
Kaçacak delik arar oldum

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.