Battleship Potemkin

Sergei Eisenstein’in 1923 yılında yaptığı, nicelerine göre dünya sinemasının başlangıcı kabul edilen filmdir. 1905 yılında Çarlık zırhlısı Potemkin’in, şimdilerde Ukrayna sınırlarında bulunan Odessa yakınlarına demir atmasından sonra mürettabatın bir kısmının isyanını anlatır. Bir halkın bir araya gelişinin 75 dakikaya sığdırılması şeklinde özetlenebilir.

Metropolis

Efsane yönetmen Fritz Lang’ın elinden çıkan Metropolis, sessiz sinema döneminin başyapıtları arasında yer alır. Filme adını veren şehir, Superman‘in şehri şeklinde de tabir edilir. En yalın haliyle, aristokratlar ve işçiler olarak ikiye ayrılmış toplumdaki eşitsizlikleri konu eden film, alt tabakanın şehri yok olma sınırına getiren ayaklanmasını anlatır.

The Great Dictator

Komedi filmlerinin atası Charlie Chaplin’in hem yönetmeni hem de başrolü olduğu film, tarihin en kanlı diktatörü Hitler’in soykırımını komedi diliyle anlatır. Bir soykırımın komedi bakış açısıyla anlatıldığı ilk filmdir. Filmin konusu ise, şehrin varoşlarında yaşayan Yahudi bir berberin başında geçenlerdir.

Viva Zapata

Elia Kazan’ın yönettiği filmin senaryosunu ünlü yazar John Steinback yazmıştır. Meksikalı Devrimci Emiliano Zapata’nın kendi köyünü ve ailesini korumakla başlattığı direnişini anlatır. Diktatör Diaz’a karşı başlatılan savaşı yansıtan film Zapata’nın kişisel hayatından da esintiler taşır. Aynı zamanda Meksika siyasetinin değişken yapısını gözler önüne serer.

Kibar Feyzo

Sevdiği kadını alabilmek için başlık parası biriktirmek zorunda olan Feyzo (Kemal Sunal), şehre gider. Şehirde artık başlık parası ödenmediğini ve birçok batısal yeniliği öğrenen Feyzo, köyüne döndükten sonra feodal düzenin simgesi olan köy ağasına (Şener Şen) karşı, tekil bir direniş başlatır. Trajikomik Yeşilçam Sineması’nın en güzel örneklerinden biri olan filmin yönetmenlik koltuğunda usta yönetmen Atıf Yılmaz oturmuştur.

Germinal

Ünlü Fransız yazar Emile Zola’nın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanmıştır. 19.yüzyıl Fransa’sını ele alan filmde işçiler çok ağır şartlarda çok az paraya çalışmaktadır. Durum öyle vahimdir ki bir işçi hayatını kaybetse diğerlerinin en fazla 5 dakika matem tutabilme hakkı vardır. En sonunda başlayan isyan, haklı sebeplerini, örgütlenmeyi ve kendi sonunu kendi belirleyen direnişi oldukça iyi anlatır. Filmin yönetmeni Calude Berri’dir

Bloody Sunday

Bogside Katliamı olarak da bilinen gerçek bir hikayeden alınmıştır. 30 Ocak 1972 yılında, İrlanda’nın Derry kentinde 26 göstericinin polis tarafından vurulması ve 13’ünün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan direnişi konu eder. O gün Derry’de olan eylemcilerin insan hakları ve eşitlik istekleri doğrultusunda yalnızca hükümeti protesto etmek amacıyla toplandığı için bir yerlerden tanıdık gelebilir. Yönetmenlik koltuğunda Paul Greengrass, vardır.

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.