Cahit Külebi aramızdan ayrılalı 22 yıl oldu. Şiirlerini özellikle “yurt, insan ve doğa sevgisi”ni üzerine betimleyen Külebi, halk şiirlerini ve türkülerini çok seven bir edebiyatçı idi. Etkilendiği bir diğer özel konu ise, çocukluğunun ve gençlik yıllarının geçtiği anadolu yöreleri…

İlk şiirlerini lise sıralarıdayken Sivas Erkek Lisesi’nin Toplantı adlı dergisinde, daha sonra Yücel dergisinde “Sivas Erkek Lisesi-Ahmet” imzasıyla yayımladı (1935). İstanbul’a gelişinden sonra Mahmut Cahit ve Nazmi Cahit imzasıyla Gençlik dergisinde şiirleri çıktı (haziran ve temmuz 1938). Varlık ve Sokak dergilerinde Cahit Erencan imzasını kullanan Külebi, daha sonra İnsan, Yaratış, Türk Dili, Kültür Dünyası, Söz ve Hisar dergilerinde yazdı.

Türk Dili dergisinin yöneticileri arasında yer aldı. 1940-1950 yıllarını kapsayan Yeni Şiir akımında kendine özel bir yer edindi.

“Aydın bir saz şairi içtenliği, bir Karacaoğlan rahatlığı ve temiz bir dille zaman zaman kötümser, güvensiz, kendi türküsünü söyledi. Yarım kafiyeler, iç sesler, duygu ve düşüncelerine eklediği zarif benzetmeler ve söyleyişindeki titizlikle en sevilen şairler arasına girdi. Yurt köşelerinin manzara ve insan gerçeklerini, modem bir biçim ve yeni bir romantizmle yaşatış, anılarla güçlü içten bir duyarlık; başlıca özellikleridir” (Behçet Necatigil). “

Atatürk Kurtuluş Savaşında” adlı şiiri Nevit Kodallı tarafından Atatürk Oratoryosu olarak bestelendi.

Külebi, şiir serüvenini şöyle açıklar:

“Ben hep yaşamdan yola çıktım. Bunun içindir ki hadi övünelim, Anadolu’nun türküsünü ilk kez başkalarından ayrı bir biçimde söyledim. Gerçekleri anlattım. Gücüm yettiğince de içine şiir katabildiğim için, bu tutumumu beğenmeyen art düşüncelilere, küçümseyicilere rastlamadım. Bugün 20 yaşında yazdığım şiirler bile güncelliğini tüketmiyorlarsa, elbette başka niteliklerinin yanı sıra, bu sürekli gerçeğin kalıcılığından güç alıyorlar.”

Cahit Külebi, şiirinin özelliklerini de şöyle sıralar:

“Benim şiirim halkçıdır. Toplumculuk da halkçılığın içinde yer alır. Halkçılık, toplumculuktan daha geniş ve kapsamlıdır. Elbette benim şiirimde, herhangi bir belirtisi yoktur. Herhangi bir belirtiye dayanarak da şiir yazmıyorum. Toplumcu ülkelerde de artık öğreti açısından şiir yazma modası gittikçe azalmaktadır. Ama, toplumculuktan çok halkçılığı benimsemiş bir insan olduğum için, toplumculuğuma gölge düşürmenin yanılgı olduğunu belirtmek isterim. Ben halkçı bir şairim.”

KÜLEBİ’NİN ŞİİR ANLAYIŞI

  • Şiirlerinde “Nazmi Cahit” takma adını kullanan Külebi, 1940 nesli içinde kendi üslubunu bulmuş ve yenilikçilik peşinde koşmamıştır.
  • Yeni şiirin özellikleriyle gelenekselliği başarıyla birleştirdiği memleket şiirleriyle tanınır. Ayrıca yine romantik, duygulu, lirik şiirleri ile ünlüdür.
  • Heceye yakın bir serbest mısra üslubu ile sade ve temiz bir dil kullanmış, kendine özgü ve içten eserler vermiştir. Kafiyeyi ise, şiirinde ahenk oluşturmak için kullanmıştır.
  • Hayali değil gerçek olana odaklanan, fertçi değil toplumcu anlayışı benimseyen bir tavırla şiirlerini yazmıştır. Yani “Yeni Romantizm” olarak adlandırılan bakımı benimsemiştir.
  • Şiirlerinde özellikle Halk Edebiyatı olanaklarından yararlanan Külebi, şiirlerini bir saz şairi içtenliğiyle yazmıştır.
  • Anadolu gerçeklerini yansıtmaya gayret etmiştir. Anıları ve çocuk yaşının gözlemleri bu konuda çok yardımcıdır.

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.