Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rıfat arasında oluşan bir akımdır Garip...

Birinci Yeniciler olarak da anılan bu 3 arkadaş, Varlık dergisiyle yola başlamışlardır. Şairaneliği bir kenara bırakıp, adından da anlaşılacağı gibi bir akıma yönelmişlerdir. Ölçü, uyak, kafiye; bu terimler onlar için pek önemli değildir. Dergiden sonra bu akım için yazılan şiirleri ‘Garip’ adını verdikleri kitapta toplarlar… Orhan Veli tarafından yazılan ‘Garip’ ön sözü ise bu yeni şiir akımının bildirisidir. Ardından Orhan Veli, kitabına ‘Garip İçin’ başlığında ikinci bir ön söz oluşturur. Sonrasında Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ayrı bir çizgide gittiği için, adını duyuran Orhan Veli olmuştur.

Gerçekleştirmek istedikleri aslında kalıpları ortadan kaldırmak, günlük dilin kullanıldığı, ölçüsüz bir şiir akımıydı. İnsan ve toplum sorunlarına yönelim göstermişlerdi. Sıradan sayılan insanları şiirlerine konu edinmişlerdi. Yaşama sevinçleri şiirlerine büyük ölçüde yansımıştı. Halk şiirinden esinlenmişlerdi. O zamana kadar şiirde kullanılmayan sözcükler kullanmışlardı. Mecazlı söyleyişi kabul etmemişlerdi. O döneme göre “garip” kabul ediliyorlardı…

Orhan Veli Kanık (1914-1950)

Orhan Veli

Orhan Veli Kanık, 1914 yılında İstanbul’da doğdu. Orta öğrenimini Ankara Gazi Lisesinde yapan Orhan Veli, daha sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ancak üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile ‘Garip’ akımını kurdu. 1947 yılında Yaprak Dergisi‘ni çıkardı. 1947-1950 yılları arasında 28 sayı yayımlanan dergi, Orhan Veli’nin 14 Kasım 1950’de vefatı üzerine “Son Yaprak” adını taşıyan son sayısı ile yayımını durdurdu.

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız, 
Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Göz yaşlarıma, ellerinizle? 

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce. 

Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum…

Melih Cevdet Anday (1915-2002)

Melih Cevdet Anday

Melih Cevdet Anday, 1915 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokula kadar İstanbul’da eğitim gördü. Liseyi Ankara Gazi Lisesinde tamamladı. Lise çağlarında Orhan Veli Kanık ve Oktay Rıfat gibi isimlerle tanıştı.

Lise mezuniyetinden sonra bir süre Hukuk Fakültesinde eğitim gördü. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakütesine kaydoldu. Fakat Devlet Demiryollarındaki memuriyetinden ötürü eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. 1956 yılında ‘Yan Yana’ adlı şiir kitabı yayımlandı. Bu kitap 142. maddeye aykırı olması nedeniyle 1964 yılında yasaklandı. Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nde tedavi görmeye başladı. 28 Kasım 2002 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

Yan Yana

Bu gürül gürül otların yanıbaşında
Ağacın gölgesine değdi değecek
Tam şeftalinin kokusu başlarken
Öpüşmeye kıl kadar bitişik
Akarsuyun burnunun dibinde

Bu zulüm, bu haksızlık, bu işkence!

Oktay Rıfat Horozcu (1914-1988)

Oktay Rıfat

Oktay Rıfat Horozcu 1914’te Trabzon’da doğdu. 1936’da Ankara Hukuk Fakültesini bitirdi. Maliye Bakanlığınca gönderildiği Paris’te siyasal bilgiler alanında 3 yıl öğrenim gördü. Ankara ve İstanbul’da serbest avukatlık yaptı. 1955’te İstanbul’a yerleşti. 1973’te Devlet Demir Yollarından emekli oldu.

İlk şiiri 1936 yılında Varlık Dergisinde yayımlandı. Orhan Veli ve Melih Cevdet ile beraber ‘Garip’ akımını başlattı. 1944’ten sonra Aile, Yaprak, Yeditepe, Yeni Dergi gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. ‘Yaşayıp Ölmek ve Avarelik Üstüne Şiirler’ kitabında bir yandan ‘Garip’ çizgisini sürdürürken bir yandan geleneksel biçimler denedi. 1960’lara doğru giderek soyutlaşan bir şiire yöneldi. Çağdaş sanatın gelişmelerini ve sorunlarını ele alan yazılar, şiir çevirileri, oyunlar ve oyun çevirileri yayımladı. 18 Nisan 1988 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Pencere

Sarı bir zambak açtı
Karanlığın bahçesinde pencerem
Geceyi odamdan geçirmek için
Bir ağaç cama vuruyor.

Üşüdün mü dışarda narin ağaç
Yoksa hırsızlardan mı korkuyorsun
Nafile çoktan bağladılar ellerimi
Kırk haramiler

Ve gafil köpeğim kapımda habersiz
Bir tavşan kovalıyor rüyasında
Bulutlar şimdi insanların koynunda
Sabahleyin savuşurlar bacadan..

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.