16 Temmuz 1918 yılında Bursa’da dünyaya gelen Müzeyyen Senar, çocukluk yıllarında Türk Sanat Müziğinin divası olacağını bir şekilde biliyordu… Senar, eğitimine Anadolu Musiki Cemiyeti’nde başladı. Kısa süre sonra kendisine ve o eşsiz sesine kattığı güzelliklerle, ününe ün kattı. Mustafa Nazif Irmak, Selahattin Pınar, Lemi Atlı gibi zamanın önemli isimlerinden dersler aldı. Yine zamanın güzel bestelerinin yanı sıra kendi bestelerini de yazmaya başladı. İstanbul’un en önemli müzikhollerinden biri olan 10.Yıl Belvü Gazinosunda 1933 yaz sezonu Yıldızlar Programında yer aldı.

16 Temmuz 1918 yılında Bursa’da dünyaya gelen Müzeyyen Senar, çocukluk yıllarında Türk Sanat Müziğinin divası olacağını bir şekilde biliyordu… Senar, eğitimine Anadolu Musiki Cemiyeti’nde başladı. Kısa süre sonra kendisine ve o eşsiz sesine kattığı güzelliklerle, ününe ün kattı. Mustafa Nazif Irmak, Selahattin Pınar, Lemi Atlı gibi zamanın önemli isimlerinden dersler aldı. Yine zamanın güzel bestelerinin yanı sıra kendi bestelerini de yazmaya başladı. İstanbul’un en önemli müzikhollerinden biri olan 10.Yıl Belvü Gazinosunda 1933 yaz sezonu Yıldızlar Programında yer aldı.

Senar’ın tarifsiz sesi, Cumhuriyetimizin kurucusu, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün de dikkatini çekti pek tabii. Birçok kez özel meclislerinde de şarkı söyledi. 1936-1938 yılları arasında 5 kez, müziğiyle Atatürk’ün huzurunda bulundu. İlk konserini 19 Aralık 1936’da Dolmabahçe Sarayı‘nda gerçekleştirdi. 1938 yılında Ankara Radyosu‘nun yayınlarına katıldı. 1941 yılına kadar Ankara Radyosu bu eşsiz sesle beraber olma gururunu yaşadı. Son sahne konserini 1983 yılında Bebek Gazinosu‘nda verdi. 1998 yılında “Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel” albümünü çıkardı. Yine bu yılda Devlet Sanatçısı seçildi. 2001 yılında son albümü olan “Okuduklarım” dinleyicileriyle buluştu.

2004 yılında Sezen Aksu tarafından düzenlenen sanatçı dostlarla olan gecede, 72. Sanat Yılını kutladı. Son konserini 5 Eylül 2006 tarihinde İstanbul Sarayburnu’nda Sepetçiler Kasrı’nda verdi. 26 Eylül 2006 tarihinde İzmir’deki evinde fenalaşan Senar’ın vücudunun sol tarafının felç olduğu açıklandı. 2007’de uzun süre tedavi gördü ve bu tedavilerden sonra sol ayağının üzerine basabiliyordu. 2008 Yılında kızı Feraye Senar, Müzeyyen Senar’ın sesini kaybettiğini açıkladı. 8 Şubat 2015 tarihinde zatürre tedavisi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hayata gözlerini yumdu…

97 yaşında hayatını kaybeden Senar, Türk Sanat Müziğine unutulmaz eserlerleriyle ve sahnedeki samimi, mütevazı, saygılı haliyle imza attı.

Ve kimse, ona benzemedi…

Benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım 
Bakışından süzülen işvene kurban olayım 
Lûtfuna ermek için söyle perişan olayım 
Hüsnüne ermek için söyle perişan olayım 

Söz : Rüştü Şardağ 
Müzik : Fehmi Tokay
Şarkılar seni söyler 
Dillerde nağme adın 
Aşk gibi, sevda gibi 
Huysuz ve tatlı kadın 
En güzel günlerini 
Demek bensiz yaşadın 

Söz : Fakif Özlem 
Müzik : Muzaffer İlkar

Ne olursun güzelim sevsen beni
Yar deyip de sinene sarsan beni
Bir gün öldüreceksin en sonunda sen beni
Dalgalandım da duruldum
Koştum ardından yoruldum
Binlerce güzel sevdim de
En son sana vuruldum
Yaktın yıktın kül ettin, erittin beni
Mecnuna döndürdün, mahvettin beni
Aşık gibi sevmezsen, kardeş gibi sev beni
Söz – Müzik : Rüştü Demirci



Fikrimin ince gülü
Kalbimin şen bülbülü
O gün ki gördüm seni,
Yaktın ah yaktın beni
Gördüğüm günden beri,
Olmuşum inan deli
O gün ki gördüm seni,
Yaktın ah yaktın beni
Ateşli dudakların,
Gamzeli yanakların
O gün ki gördüm seni,
Yaktın ah yaktın ben
Elbet bir gün buluşacağız,
Bu böyle yarım kalmayacak
İkimizinde saçları ak,
Öyle durup bakışacağız…
Belki bir deniz kenarında,
El ele mâziyi konuşacağız.
Benim içimde yanan ateş var,
Sevgilim, ne zaman buluşacağız.
Belki bir gemi güvertesinde,
Sen beni unutmuş için kupkuru.
Benim gönlümde hâlâ o arzu,
Sevgilim, ne zaman kavuşacağız
?
İzmirin kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler çakıcı
Yar fidan boylum
Yıkarız konakları

Selvim senden uzun yok
Yaprağında üzüm yok
Gamalıda zeybek vuruldu 
Yar fidan boylum
Çakıcıya sözüm yok
!

Kime kin ettin de giydin alları
Yakın iken ırak ettin yolları
Mihnet ile yetirdiğim gülleri
Vardın gittin bir kötüye yoldurdun
Sen beni sevseydin arar bulurdun
Zülfünün telinden bağlar dururdun
Madem ayrılıkmış senin muradın
Niçin beni ateşine yandırdın
Sen seni topla da kuşağın kuşan
Ayrılır mı senin sevdana düşen
Sefa geldin diye sarıp sarmadın
Niçin benden muhabbeti kaldırdın
Hicrani’yem der ki bakın halına
Dağlar dayanmıyor ahu zarına
Elim ermez oldu kispi karıma
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım…

Bir ihtimal daha var
O da ölmek mi dersin?
Söyle canım ne dersin?
Vuslatın başka âlem
Sen bir ömre bedelsin ah
Sen bir ömre bedelsin
Vuslatın başka âlem
Sen bir ömre bedelsin
Sen bir ömre bedelsin
Sükût etme nazlı yâr
Beni mecnun edersin
Beni mecnun edersin
Vuslatın başka âlem
Sen bir ömre bedelsin ah
Sen bir ömre bedelsi
n!

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.