Aşık mahzuni 2

Mahzuni Şerif, 17 Kasım 1940 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinin bugünkü adı Tarlacık olarak bilinen Berçenek köyünde dünyaya geldi. Ailesi ona Şerif adını verdi. Doğmadan önce hayatını kaybeden amcasının adını yaşatmak için… Medresede eğitim aldığı için eski Türkçe’ye hakimdi. Astsubay okulunda öğrenim görmeye başladı.

1956 yılında Berçenek’e gelen ilk okuldan mezun olur. Berçenek’in okulsuz yıllarında, Elbistan’ın Alembey Köyü’nde, Lütfü Efendi Medresesinde Kur’an eğitimi almış, Eski Türkçe okumuş ve yazmıştır. 1957 yılında Mersin Astsubay Okulu’na gider.  1960 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulu’ndan mezun oldu.  Başarısının gereği Kuleli Askeri Lisesi’ni aynı yıllarda hak etmesine karşılık, toplumculuğa ve halk edebiyatına gönül verdiği ve Alevi olduğu için ordudan ihraç edilir. Halk edebiyatına gönül vermiştir.

1961 yılından vefatına kadar onlarca esere ve plağa imzasını attı. 1962 yılından 1988 yılına kadar pek kolay bir hayat yaşamayan Mahsuni Şerif, bu yıllar arasında siyasi sorunlar, mahkemeler ve bazı saldırılarla karşı karşıya kaldı…

Mahzuni  Şerif, dayısının kızı Emine ile imam nikahı ile evlendi. Ozan, eşinden mektup yoluyla boşandı. İkinci evliliğini İtalyan asıllı Sovina (Suna) ile yaptı. Suna’nın evi terk etmesinden sonra ozanın üçüncü evliliği Gaziantep’te bir ilkokul öğretmeni olan Fatma Hanım’dır.

Mahzuni 3

Neşesi yok bağlarım 
Yaprak dökmüş kalbi kalbi 
Benim eski bağlarım 

Bir sabah rüzgarı gibi 
Akıp giden çağlarım… 

2002 yılında kalp ve solunum yetmezliği hastalığından dolayı Almanya Köln şehrinde hayata gözlerini yumdu. 58 kaset, 400’den fazla plak ve 9 kitabıyla bizlere büyük bir miras bırakmıştır. Zeki Müren, İbrahim Tatlıses, Edip Akbayram, Gülden Karaböcek ve daha birçok sanatçının seslendirdiği eserlerde Mahzuni Şerif’ duyuyoruz.

Sevgi, saygı ve özlemle..

Han sarhoş hancı sarhoş
Yolda yabancı sarhoş
El çek tabip kalbimden
İçimdeki sancı sarhoş…
Gelme demedim mi merdo
Dönme demedim mi?
Vururlar seni merdo merdo
Söylemedim mi; Söylemedim mi?
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş
Bilmem ağlasam mı ağlamasam mı
Dura dura bir sel oldum erenler
Bilmem çağlasam mı çağlamasam mı?
İşte gidiyorum çeşm-i siyahım 
Önümüze dağlar sıralansa da 
Sermayem derdimdir servetim ahım 
Karardıkça bahtım karalansa da…
Mahzuni’yem çıksam dağlara
Rastgelsem bir avcı vurmuş marala
Doldur tüfeğini beni yarala
Hayatıma boşdan gayrı
Nem galdı nem kaldı nem kaldı!

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.