Defalarca okunan ve her okunuşunda bir önceki okumada eksik kaldığını düşündüğün hazinelerin keşfedildiği roman: Kürk Mantolu Madonna…

Henüz kitap okumanın başında olan, düşüncelerine güvenmeyen, yön veremeyen yazarların yaptıkları en önemli hatalardan başında sistemli bir okuma-yazma yapmamalarından kaynaklanıyor. Belirli kitaplar okunmadan yazar olmak na-mümkün. Bunun için, beş önemli yazarın baş yapıtlarını okumakla bu serüvene  başlayabilirsin. Hangi yazara bakarsanız, göreceğiniz tek ortak payda okumuşluğun sonunda güzel ve kaliteli yapıtlar yazmalarıdır. Emin olacağınız tek çıkarım, çoğu yazarın ilk seferde istediği gibi yalın ve güçlü cümleler kuramadığıdır. Kalifiye ve nitelikli yazarların önümüze gelen ilk kitabı ilk ve son kitabı arasında inanamayacağınız kadar makro fark vardır. Çünkü iyi yazarlar cümlelerine bakıp “ne yazmışım be!” diye gururlanmak yerine onlarla sürekli didişirler. Öyle ki birçok yazar defalarca elden geçirdikten sonra yayınladığı yazılarında/kitaplarında bile kendince “majör” hatalar bulur.

Kimdir bu yazarlar?
Biri, kesinlikle Sabahattin Ali‘dir.

 

“Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum!’ dedi. “Bu eksik sana değil, bana ait… Bende inanmak noksanmış… Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum… Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar… Ama şimdi inanıyorum… Sen beni inandırdın… Seni seviyorum… Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum… Seni istiyorum… İçimde müthiş bir arzu var… Bir iyi olsam!.. Ne zaman iyi olacağım acaba?..

Kimdir Sabahattin Ali?

5 Şubat 1907 tarihinde Gümülcine / İğridere’de doğdu. İlköğrenimini Üsküdar, Çanakkale ve Edremit’te yaptı. Balıkesir Muallim Mektebi’ni bitirdi. Aynı yıl Yozgat Cumhuriyet İlkolulu’na öğretmen oldu. Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 1928’de Almanya’ya gitti. 1930 yılı mart ayında yurda döndü. Aydın ve Konya’da öğretmenlik yaptı. Resimli Ay dergisinde öykülerini yayınlamaya başladı.

“İnsanlar birbirini ne kadar iyi anlıyorlardı… Bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçındığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?”

Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklandı, bir yıl hüküm giydi. Konya ve Sinop hapishanelerinde yattı. 1933 yılında memuriyet kaydı silindi. Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümünde çıkarılan afla hapisten çıktı. Yeniden memur olabilmesi için bağlılığını ispatlaması istendi. Bu amaçla 15 Ocak 1934 tarihli Varlık dergisinde “Benim Aşkım” başlıklı, Atatürk’e övgü şiiri yayınladı. 1937’deki askerliğini takiben, önce Ankara Musiki Muallim Mektebi Türkçe öğretmenliğine, ardından çevirmen, öğretmen ve dramaturg olarak çalışacağı Devlet Konservatuarı’na atandı.

“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”

1945’de Yeni Dünya gazetesinin, 1946’da Marko Paşa’nın neşrine katıldı. Marko Paşa’daki yazıları yüzünden çeşitli kovuşturmalara uğradı. Bunlardan birinden yedi ay hüküm giydi. 1948’de Zincirli Hürriyet’teki bir yazısından dolayı yine hakkında kovuşturma açıldı. Nakliyeciliğe başladı.

1 Nisan 1948 tarihinde yurt dışına kaçma girişimi sırasında öldürüldü.
Cesedi öldürülüşünden iki buçuk ay sonra bulundu.

“…çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi…”

Birçok eseri var tabii…
Bunlardan en çok bilineni ve raflara, ellere, gönüllere konuk olanı Kürk Mantolu Madonna.

Son günlerde telif hakkının da kaldırışıyla birçok yayın evinin tuhaf fiyatlarla basıp/sattığı kitaplarıyla Sabahattin Ali, hiçbir materyalle ve pahayla ölçülemez kıymette kelimelerini okuyucusuna bir miras gibi bıraktı.

“Bir insana bir insan herhalde yeterdi.”

Bastırılmış duyguların, iç karmaşanın, psikolojik tahlillerin, tutkunun, gizemin, ön yargıların, gururun tüm çıplaklığıyla karşınızda olacağı Kürk Mantolu Madonna‘sı ile Sabahattin Ali, birçoğumuza zihindaştır.

Okuyup, anlaşıldığı kadar…