ikiye on kala

Karma’dan #EvdeRöportaj serisinin bugünkü konuğu bütün İstanbul’un bildiği İkiye On Kala! “Mutluyum Ama Birazdan Geçer”, “İyi ve Güzel Kadınlar Hep Ağlar”, “Bakkala Diye Çıkıp Sana Gelesim Var” gibi şarkıları ile bildiğimiz sanatçı, hayatımızın her yerinde… Bugün de Karma Türkiye’de.

Biz sorduk, o cevapladı; fakat her iki taraf da evindeydi. Çünkü Karma Türkiye ailesi olarak biz de #EvdeKal diyoruz ve sanat dahil bütün alanlarda hayatı daha sağlıklı sürdürmeyi hedefliyoruz.
Keyifli bir röportaj için çaylar ve kahveler hazırsa, başlıyoruz.

  • 2014 yılından beri müzik dünyasındasın. Bu serüven nasıl başladı?

2014 yılında İzmir’de bir refleks olarak yayınladım ilk şarkılarımı.. Sonrasını çok kontrol edemedim. Reklam yazarı olacaktım ki, şu an müzik konuşuyoruz! Bundan da gayet memnunum.

  • Niçin “İkiye On Kala”?

“İkiye On Kala” bir grubun değil, projenin ismi. Kendi kimliğimle tanınmak istemedim, benim için kişisel bir anlamı olan bu ismi kullandım ben de…

“İlham: Mükemmelliğin iticiliği, insan kuyrukları ve her şey dahil tam tatiller…”

  • Alternatif Rock Müzik adı altında yaptığın şarkılarda seni diğerlerinden farklı kılan şey nedir?

Aslında herhangi bir müzik türü altında müzik yaptığımı düşünmüyorum… İfade biçimini sevdiğim her türlü enstrümanla müzik yapıyor, yapmaya çalışıyorum. “Diğerleri” dediğimiz insanların tam olarak kim olduğunu bilmiyorum ve hiç böyle bir kıyas yapmadım. Kıyassız ve özgürce yapılan müziği savunuyorum.

  • Oldukça farklı ve kulağa hoş gelen melodiler ve sözler ile bizlesin… İlham kaynağını anlatır mısın bize? An, mekan, konu… Nelerden güç alıyorsun?

Var olun! Bu aslında takibi veya hesabı zor bir konu. Hepimiz en az birbirimiz kadar yaşıyoruz. Beni ateşleyen şeyin tam olarak ne olduğunu bilemiyorum; ama şehir yaşamı, modern durumlar, kusurlar, eksiklikler, mükemmelliğin iticiliği, insan kuyrukları ve her şey dahil tam tatiller… Bana yazdıran konular arasında sayabilirim bunları.

  • “Bakkala Diye Çıkıp Sana Gelesim Var” şarkısında, şimdi olsa, nereye gidesim var derdin?

Tabii son 6 yılda bakkalların pazar payları daha da küçüldü, artık büyük marketleri ve uygulamaları daha fazla insan kullanıyor… Bu yüzden bakkallara destek olmak isterdim ve yine bakkala diye çıkmak isterdim!

“Müzik yapmıyor olsaydım muhtemelen reklam yazarlığı yapıyor olacaktım.”

  • Bornova’dan İstanbul’a yaşanan bir serüven var… Bu serüvenin sizin hayatınızda ne gibi bir etkisi var? Sizlere neler kazandırdı veya neler kaybettirdi?

Öncelikle müzik yapmıyor olsaydım muhtemelen reklam yazarlığı yapıyor olacaktım ve bu çok sıkıcı olurdu. En büyük kazanımım budur diyebilirim kendi adıma. Diğer yandan; evdeki gitarı bırakıp hiç tanımadığım takım elbiseli adamlarla müziğimi konuşmam gerekince, benim için “müzik yapma” denen şeyin tanımı çok değişti. Hayal kırıklığına uğradım, kandırıldım, bekletildim, kızdırıldım, soğudum… Ama son tahlilde mutluyum!

“Müzisyenler ya da albümler yerine, playlistler var artık!”

  • Kimi, niçin dinlersin? Dinlerken kriterlerin ne olur, müzik yaparkenkinden farklı mı?

Artık “birini dinlemek” konusunda da şirazemiz kaydı diye düşünüyorum… En azından benim için öyle. Her şey stream oldu ve kimse bir albümü sonuna kadar dinleyemiyor. Müzisyenler ya da albümler yerine playlistler var artık. Ben de bu akışa adapte olmuş durumdayım. Bir müziği dinlerken; kayıt kalitesi, müzikalite ve kompozisyona dikkat ediyorum. Genelde bu şekilde ilerliyorum. Ama kendi müziğimi üretirken önemsediğim konulardan çok uzak müzikler de dinliyorum tabii.

  • Peki, Yaka Faça, Ev Kayıtları, Hepsi Bir Gün ve Eski Yeşil Araba isimli 4 albümün var. Yeni bir albüm haberi alacak mıyız?

Şimdilik bir albüm planım yok. Birkaç tane daha single var sırada bekleyen..

  • “Yaşasın bağımsız Müzisyen Senar!” sloganı her yerde. Biraz bundan bahsetmeni istesek…

Aslında bağımsız müziği kutlayan bir slogandır kendisi fakat işler o kadar kolay değildir. Hepimizin hayatında olduğu gibi yola çıkış amacımızla geldiğimiz nokta arasında büyük farklılıklar olabilir. Benim bağımsız müzik hikayem de bir miktar öyle oldu ve bu slogan da esasen onu temsil etmekteydi. Bir şey demek isterken, hiçbir şey demiş olmak…

  • “Mutluyum Ama Birazdan Geçer” şarkısında insanların ruh halini dizelere döktüğünü düşünüyoruz. Geçici mutluluklar, kalıcı bir mutsuzluk demek midir? “Geçici” olmayan ne vardır ki hayatta?

Bu soruya cevap vermem için yeni bir şarkı yapmam gerekecek!

  • Bir şeyin baki olması, o şeyi değerli kılar mı? Sonsuza dek saklanacak şarkılarının kayıtları gibi…

Her emeğin saygıya değer olmadığını düşündüğüm gibi her yıllananın da değerli olmadığını düşünüyorum. Duruma ve olguya göre değişir.

  • “İyi ve Güzel Kadınlar Hep Ağlar” isimli şarkından yola çıkarak soruyorum bu soruyu da: Sence iyi ve güzel kadınlar neden hep ağlar?

 Bu soru için de bir şarkı yapmak gerek…

  • Biraz da 2020’den bahsedelim. Sence bu yıl sizlere neler getirdi?

2019 Aralık’tan bugüne kadar hoş olmayan ve tempolu bir süreç yaşadım. Gittikçe de ivme kazanıyor bu süreç. Devamının da pek iyi olacağını düşünmüyorum… Zaten dünyanın hali de ortada!

  • Bağımız Var” isimli projede senin de imzan var… Senle birlikte 17 ismin de içinde olduğu bu proje ne hissettirdi?

Bir şekilde müzik yapabiliyor olmaktan dolayı umutlandırdı… Yan yana olmak, fiziken olmasa da gerçekleşti.

  • Son olarak Karma Türkiye okurlarına ne söylemek istersiniz?

İkiye On Kala diye bir şey var ve şu sıralar dünyamızdan geçiyor, umarım bir yerlerde rastlaşırız… Herkese çok selamlar!

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.