Sinema Beden

Ahmet Berk Duman‘ın sinemada “dövmeli ve suçlu antikahramanların yolculuğunu” anlattığı ilk kitabı “Sinema Beden” kitabı satışta!

“Deride muhafaza edilerek korunan eylemsel bir beden değişkesi olarak dövme, anlam üretme pratiği bağlamında bireyin içsel dünyasından hatıralarıyla zaman içerisinde silinebilir, fakat tendeki iz bir gölge gibi bireyin yaşam pratiğinde varlığını, gerçekliğini ve imgesel evrenini sürdürmeye devam edecektir.”

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Türk Dili Edebiyatı bölümünün ardından, Marmara Üniversitesi Radyo TV ve Sinema Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını başarıyla bitirmiş yazar Ahmet Berk Duman, “Sinema Beden” isimli ilk kitabı ile raflarda yerini alıyor. Daha önce Fethiye Aktüel, Pişman İnsanlar Cemiyeti, Masa Dergi, SonGemi dergisi, Yalnız Dergi, Kimliksiz Dergi gibi birçok edebiyat dergisinde öykülerini okuduğumuz Duman; uzmanlık alanında yazdığı kitabı ile sinemada dövme unsurunun yarattığı etkileri dikkatli bir dille gözler önüne seriyor.

Duman, Sinema Beden‘den şöyle bahsediyor;

Sinemanın çok boyutlu üretim pratiği bağlamında kullanılan önemli kaynaklardan bir tanesi de dövmeli bedenleriyle suçlu karakterlerin sunumudur… Bir beden değişkesi olarak dövmenin suçlu karakterlerin üzerinden sunumu, sinemanın ilk yıllarından bugüne kadar kurgusal karakterlerin oynadığı rolü anlatmayı amaçlamaktadır. Bedenin tarihi, belgelenmiş dövmenin tarihi ile koşut bir anlam haritası ortaya koymaktadır. Anlam pratiğiyle bedenin, tarihin bir öznesi olmakla yetinmeyip, modern bir iletişim ve etkileşim üretme seyri olarak sinemada dövme başlığıyla yaygınlaştığı gözlemlenmektedir.

Doç. Dr. Göksel Aymaz ise, kitabın arka kapağından okura sesleniyor;

“Baba, dünyanın resmini bedenimin üzerine yapsana.”
Bir Güney Dakota Kızılderili türküsünde böyle söyleniyor. Dövme, böyle bir arzudan doğar. Soyut ya da figüratif, yazılı ya da görsel binbir çeşidiyle dövme, tamamı beden üzerine resmedilemeyecek dünyanın, ikonik ya da sembolik küçük bir temsilcisiyle ikame edilişidir. Bu yüzden, belki dünyanın değil ama dünyayla insanın kurduğu ilişkinin resmidir o. Ahmet Berk Duman, bu çalışmasında, dövmenin sembolik anlam üretme aracı oluşuna sinemadan örnekler veriyor; dövmenin filmlerde bazı karakterleri suçlu olarak damgalamanın bir yöntemi olarak kullanılmasına odaklanıyor.

Sinema sanatı, insan ve onun dünyasının kurgusal temsillerini üretir. Bu temsili dünyada beden, biçimlenmiş içeriktir; alın kemiğinden bağımsız bir zekâ, göz çukurundan ayrı bir keder, burun ve çene kemiğinde ifade bulmamış bir kibir imkânsızdır; alçaklık, yumuşak ve tombul ellidir, gurur, geniş omuzludur, dalkavukluk, her zaman kısa kalın bacaklarla yürür. Dövme de gerek sanat gerekse popüler kültürde alın kemiği, göz çukuru, geniş omuz ya da kısa bacak gibi, bedene ve bedenin sahibine ilişkin kurgusal temsiller için elverişli bir dramatik unsurdur. Bu sebeple, dövmenin Ahmet Berk Duman rehberliğinde takip ettiğimiz sinemasal seyrini, insanın insanla ilişkisinin bir seyri olarak da okumak mümkün. Nitekim, konusunu ciddiye alan her araştırmacı gibi, dövme olgusunu yabanıl toplulukların mistik ve totemik inançlarından modern bireylerin kimlik ve varoluş sorununa dek uzanan kendi tarihsel ve kültürel gelişimi içinde ele almayı da ihmal etmemiş olması bunun bir işareti sayılmalıdır.

Kitabı bir an evvel satın almak için, sizleri şöyle alalım. Keyifli okumalar!

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.