Babam ve Oğlum

4 Nisan 1970 doğumlu olan Çağan Irmak, dizi ve film yönetmeni aynı zamanda da harika bir senaryo yazarı… Irmak öyle yetenekli ki; hepimiz mutlaka bir filmini izledik ve hayatımızdan bir çok şeyi perdeye ya da yansıyan ekranlarımızda bulduk.
Film ve dizi izlemeyi çok seven bir toplum olarak Çağan Irmak‘ın filmlerini hep sevgi ve beğeni ile takip ettik. Hayatın her kesiminden ve her türünden insanları, acıları, mutlulukları perdede bizlere sunan yönetmenin filmlerini sizler için derledik!

Babam ve Oğlum (2005)

İlk olarak 2005 yılında izleyicisi ile buluşan Babam ve Oğlum‘dan bahsedelim. 12 Eylül Darbesi’nin yıktığı bir hayat ve o hayata umut tohumları saçan bir erkek çocuğunun hikayesi bu. Bir gazeteci olan Sadık bey ve daha oğlunu kucağına alamadan hayatını kaybetmiş eşi… Aile ilişkilerini çarpıcı bir olay örgüsüyle gözler önüne seren filmi izlerken, duygular arasında dalgalanıp duracak, göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.


Unutursam Fısılda (2014)

Müzik dünyasına atılmak isteyen bir genç kız, aşık bir abla ve ablanın aşkı ile hayallerini gerçekleştirmeye çalışan bir kardeşin hikayesi: Unutursam Fısılda. Filmde, Farah Zeynep Abdullah‘ın canlandırdığı Hatice karakterinin yaşam öyküsü; sanat hayatına nasıl atıldığı ve aşkın can acıtan yönleri anlatılıyor. Acı, umut, mutluluk ve hüznün karışımı olan bu filmde her an her duyguyu yaşayabilirsiniz. Mehmet Günsür, Gözde Cığacı, Kerem Bürsin, Gürkan Uygun gibi isimlerin baş rolleri paylaştığı Unutursam Fısılda filminde Çağan Irmak imzası olduğu belli!

Dedemin İnsanları (2011)

Irmak, her filminde olduğu gibi Dedemin İnsanları isimli filminde de harikalar yaratmış! Küçük Ozan’ın hayatını izlediğimiz filmde, Yunanistan’ın Girit adasından mecburen Türkiye’ye gelmek zorunda kalan Türk kökenli bir ailenin yaşama tutunma mücadelesini görüyoruz. Yaşadıkları kasabanın saygın büyüklerinden sayılan Mehmet Bey, denize bıraktığı şişeli mektupları ile bir umudu yaşatıyor. Henüz 7 yaşında iken mecburiyetten Yunanistan’dan İzmir’e göç etmek zorunda kalan Mehmet Bey ve yolculuk esnasında yarım kalan her yanı beyaz perdeye yansıyor. Neyse ki torunu, bu hikayeye sahip çıkıyor… İzlerken yüreklerin burkulduğu ama aynı zamanda da yüzlerden tebessümün eksik olmadığı filmin oyuncu kadrosunda Çetin Tekindor, Gökçe Bahadır, Yiğit Özşener, Hümeyra gibi usta isimler yer alıyor.

Tamam Mıyız? (2013)

Özel insanların yaşadıkları hayatlar, perdeye yansıyor! Ve yine özel bir adama yardım etmeye çalışan birinin pes etmek bilmeyen derin duyguları… Bedensel engelli İhsan‘ın Temmuz ile yollarının kesiştiği bu filmde her duyguyu tatmak mümkün. Hikaye, Temmuz’un totemleri ve İhsan‘ın zorlu hayatının bir araya gelmesi ile başlıyor. “Tamam Mıyız?”, engelli insanlarla engelsiz insanların bir araya geldiğinde tek bir vücut olabileceğinin kanıtı aslında… Temmuz, rüyasında İhsan’ı İhsan ise rüyasında Temmuz’u görüyor ve daha sonra yolları tesadüfen kesişiyor. Geçimini sağlamak için heykeller ve çocuk romanlarında çizerlik yapan Temmuz, bu savaşta asla yılmıyor. İhsan ise engelinden dolayı hayalini gerçekleştiremediği hayallerini Temmuz ile tamamlıyor… Umudun hikayesi olan bu filmi izlediğimizde kendimizi de sorguluyoruz!

Issız Adam (2008)

“Karda donmak üzeresin,uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin!”
Filmi izleyip, bu cümleyi hatırlamayan var mı? İkinci el bir kitapçıda şans eseri karşılaşan iki farklı karakter, birbirine aşık oluyor. Ama her şey bilindiği gibi klişe ilerlemiyor! Alper ve Ada‘nın hikayesi; aşkın romanlarda, filmlerde, dizilerde gördüğümüz halinin çok daha ötesinde ve gerçekçi. İsminden de anlaşıldığı gibi kalben ıssız, yurtsuz bir adam ve hayat dolu bir kadın yan yana gelirse ne olur? İzlediğinizde anlayacaksınız ki, her zaman bir yol bulunamayabiliyor.

Benim Adım Feridun (2016)

Uzun süren bir ilişki yaşayan Ersan’ın artık aşka sevgiye ve sevgilisine pek fazla ilgi gösterememesiyle başlıyor hikayemiz… Kendisini uzun ilişkinin rahatlığına bırakan Ersan’ın terk edilişi ile hayatı allak bullak oluyor. Biraz da hak ediyor aslında! Hatasını anlayan Ersin için artık çok geç… Sevgilisi Ayla onu bir türlü affetmiyor. Ayla’nın geri gelmeyeceğini anlayan Ersan, çocukluğunun geçtiği Erdek’teki evlerine gidiyor. Şansa bakın ki gittikten sonra da kendini pek iyi hissetmiyor… Sahilde öylesine yürüyüp kendini sorgularken birden bir düğünün içerisinde buluyor kendisini. Düğündeki damadın babası tarafından yıllar önce küsüp Almanya’ya yerleşen kardeşinin oğlu Feridun sanılıyor! Ne olduğunu anlayamayan Ersan’ı yeni bir yol ve yolculuk bekliyor.

1 YORUM

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.