Avrupa’nın en prestijli film festivallerinden biri olan Venedik Film Festivali geçen hafta başladı. Bu yıl 78’incisi düzenlenen festival bu yıl oldukça sağlam ve iddialı filmlere ev sahipliği yapıyor. Karşınızda festivalde gösterilen en iddialı filmler!

1. Gün

Venedik Film Festivali açılışını Pedro Almodóvar imzalı Madres Paralelas’la (Parallel Mothers) yaptı. Aynı hastane odasında doğum yapan Janis ve Ana isimli iki kadının kaderlerinin hiç tahmin etmedikleri bir şekilde birbirine bağlanması konu ediliyor. İki kadının paylaşacakları birkaç kelime, aralarında tesadüfen gelişen, karmaşıklaşan ve hayatlarını değiştiren bir bağ oluşturacaktır. Almodóvar’ın yazıp yönettiği filmin başrollerinde Penélope Cruz, Milena Smit, Israel Elejalde yer alıyor.

İlk günün ikinci Ana Yarışma filmi ise yönetmenliğini Jane Campion’ın üstlendiği ve başrollerini Benedict Cumberbatch, Kirsten Dunst ve Jesse Plemons’ın paylaştığı The Power of the Dog. 1925 yılında Montana’da geçen film çiftlik sahibi Burbank kardeşlere odaklanıyor. Film Metacritic’e göre, “evrensel beğeni” aldı. Festivalin öne çıkan yapımlarından.

2. Gün

Festivalin bir başka öne çıkan yapımı ise başrollerini Oscar Isaac, Tye Sheridan, Tiffany Haddish ve Willem Dafoe’nun paylaştığı The Card Counter. Filmin yönetmeni ise Paul Schrader. Schrader’ın kendine özgü sinematik yoğunluğuyla anlatılan intikam gerilim filmi, askeri işkenceciden kumarbaza dönüşen ve geçmişin hayaletlerinin musallat olduğu bir adamı anlatıyor.

Cannes Film Festivali’ndeki Ana Yarışma jüriliğinden sonra Maggie Gyllenhaal’ı  Venedik’te Altın Aslan yarışında yönetmen olarak görüyoruz. Elena Ferrante’nin ‘Kayıp Kız’ romanından uyarladığı The Lost Daughter isimli ilk filmiyle Gyllenhaal izleyiciyle buluşuyor. Filmin oyuncu kadrosunda Oscar ödüllü Olivia Colman, Dakota Johnson, Jessie Buckley gibi önemli isimler var. Film, bir profesörün gittiği tatilde geçmişindeki sırlarla karşılaşmasını ve anneliğinin ilk dönemlerindeki sorunlarını konu alıyor. Eleştirmenlerden 100 üzerinden 100 alan film Netflix‘te yayımlanacak.

3. Gün

Daha önce de uyarlanmış olan Frank Herbert’ın Dune eserini bu defa Denis Villeneuve imzasıyla izliyoruz. Dune gösterimleri öncesinde telefonların plastik bir poşete koyulması gerektiğini ve ancak film bitince açılabileceği yönündeki isteklerin haberini alınca merak katsayımız da epey yükseldi. Ancak ilk gelen yorumlar kafaları karıştırdı. Belli ki film vizyona girdiğinde ortalık karışacak.

Bir diğer merakla beklediğimiz film de Venedik Film Festivalinde prömiyerini yaptı.Yönetmenliğini daha önce de biyografi filmlerini izlediğimiz Pablo Larraín’in yaptığı Spencer’da Prenses Diana rolüne Kristen Stewart hayat verecek. Oyuncu seçimi başta herkesi şaşkınlığa uğrattı. Ama gelen yorumlar Stewart’ın En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ı için güçlü adaylardan olduğu yönünde. Prens Charles’la evlenmesinden on yıl sonrasına gideceğiz. Kraliyet ailesine olan tahammülü çoktan bitmiş bir Diana’yı izleyeceğiz. Yine gelen yorumlar oldukça olumlu.

Festivalden gelen haberlerden sonra sinemaseverler olarak bizi bol filmli günlerin beklediği ortada. Bu sebeple epey heyecanlıyız. Sizin en çok beklediğiniz film hangisi? Yorumlarda belirtmeyi unutmayın!

 

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.