inceleme

Kristen Stewart‘ın merakla beklenen yeni filmi Spencer vizyona girdi. Tabii bu filmin bu kadar beklenmesinin tek sebebi Stewart değildi…

Her anlamda bir ikon olan Leydi Diana‘nın hayatının ufak bir kesitini ele alan Spencer filmini gelin yakından inceleyelim.

Burada Gelecek Yok, Sadece Şimdiki Zaman Var! | Spencer Film İncelemesi

spencer

Spencer için öncelikle bir biyografi filmi demek yanlış olur. Ancak kurgu da diyemeyiz. Film tam olarak bu ikisinin arasında bir yerlerde dolanıyor. Pablo Larraín, filmlerinde bu numarayı çok kullanıyor. Antibiyografi adı verilen bu tür, aslında onun filmlerine özgü. Gerçek bir olayın beyazperdeye kurgusal bir yansıması daha çok…

Gelelim filmimizin detaylarına… Açıkçası Spencer benim bu sene en çok beklediğim filmlerden biriydi. Sanırım büyük bir Leydi D. hayranı olduğum için… Ayrıca Kristen Stewart’ın nasıl bir performans göstereceğini de çok merak ediyordum. Başta söylemek isterim ki hem beğendim hem de büyük bir hayal kırıklığına uğradım.

Beğendiğim noktalardan başlarsak, öncelikle filmin sinematografisine değinmek istiyorum. Soluk ve pastel tonların harika kullanıldığı bir film olmuş. İzlerken soğuk Birleşik Krallık havasını iliklerime kadar hissettim. Beğendiğim ikinci bir nokta ise kostümler. Yayınlanan afişte gördüğümüz muhteşem elbise de dahil olmak üzere muhteşem kostümler vardı filmde, dönemi başarıyla yansıtmış. Ayrıca saraydaki boğuk ve baskıcı hava, Leydi Diana’nın yaşadığı sıkışmışlık havası da gayet iyi yansıtılmıştı. İzlerken ben bile bunaldım ve kaçmak istedim yer yer.

Ama Bir Şeyler Eksik Bu Filmde!

Öncelikle söylemem gerekirse ben genel izleyiciye göre Kristen Stewart’ı bu filmde hiç beğenemedim. Oyunculuğu kötü müydü? Hayır ama ben kendisini Diana olarak göremedim bir türlü. Yani bir yakışmamışlık bir olmamışlık var gibi geldi. Sanırım Leydi D. ile özdeşleşmiş boyun bükme hareketi ile bile abartıya kaçmışlardı. Ayrıca Stewart fazla soğuk kalmıştı bence bu karakter için.

spencer

Hayal kırıklığına uğradığım nokta ise hikayeydi. Tabii bir biyografi filmi beklemiyordum ama hikayeyi de böyle düşünmemiştim. Noel’den önceki 3 güne odaklanan Spencer, çok kısa sürede kitabın ortasından bir hikaye anlatmaya çalışıyor. Önü arkası olmayan bir hikaye. Ayrıca yer yer filmin temposu da inanılmaz düşüyor. Bu tempo düşüklüğü ve hikayenin yetersizliği birleşince de bazen filmden kopuyorsunuz. Sadece duygulara odaklanmaya çalıştığını bu filmde yukarıda bahsettiğim gibi hikayeye ortadan dalınca haliyle empati yapmak da epey zorlaşıyor. Bu sebeple film benim için tam bir hayal kırıklığı oldu.

Son Söz!

Spencer ortalama bir filmden öteye geçemedi maalesef. Çok iddialı bir film gözüyle baktığım bu yapım senenin son hayal kırıklığı oldu adeta. Belki beklentim çok yüksekti, belki de büyük bir Diana hayranı olduğum için beğenemedim. Bilemiyorum ama kesinlikle daha iyi olabilirdi. Sanırım esas sorun bu…

 

 

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.