Sanatçı radarımızda bu kez Dilara Sakpınar, nam-ı diğer ”Lara Di Lara” var! Dilara, kendine özgü tarzıyla listelerimizde yerini aldı.

Yarı İsveçli yarı Türkiyeli olan sanatçı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nden mezun oldu. Sonra da 123 ile müzik kariyerine başladı. Grup ile dört albüm kaydetti. Besteci ve söz yazarı olarak zaman içinde biriktirdiği parçalar Oraya Doğru adındaki ilk albümüyle hayat buldu. 2017’de ikinci albümü ”Hazineler İçindesin’’ in ardından Türkiye’nin önemli mekanları ve festivallerinde sahne aldı. 2018’de Hollanda, Belçika, Almanya ve Avusturya’yı kapsayan Avrupa turnesi, Eskişehir Senfoni Orkestrası ile gerçekleştirdiği özel bir dinleti verdi. Nick Cave konserinin ön grubu oldu.

Genetik Sanat Aktarımı!

Stockholm’de büyüyen Dilara Sakpınar, sanat ve müzikle içiçe bir aileden geliyor. Babası, ünlü orkestra şefi Ender Sakpınar. Annesi, ressam ve yazar Leyla Sakpınar. Dayısı ise, dünyaca ünlü saksafon sanatçısı İlhan Erşahin. Sakpınar, babasının işindeki çabasından ve adanmışlığından çok etkilenmiş: “Şanslıyım ki babam çok açık, olduğu gibi biridir. Hiçbir zaman kısıtlayıcı olmadı. Müzik konusunda da öyle. Küçüklüğümden beri babamın provalarına, konserlerine giderim. Birlikte müzik dinleriz ve bu sadece klasik değildir. Benim müziğimle ilgili de hep çok destekleyici bir yaklaşımı vardır” diyor, babasını anlatırken. 

Dilara Süzgeci

Her ne kadar yaptığı müzik için “alternatif” desek de, yer yer elektronik yer yer caz öğelerini de bulabiliyoruz. O da müziğini tanımlamayı sevmediğini söylüyor. Bu tip tanımlamaların dinleyiciye bırakılması gerektiğini düşünüyor. Bir müzisyen olarak ürettiğini, bir sürü şeyden beslendiğini, harmanladığını, “Dilara süzgecinden” geçirdiğini ve yayınladığını belirtiyor. “Gerisi dinleyene kalmış ve yoruma açık diye düşünüyorum” diyor. Sakpınar’ın Alike Places adında bir projesi daha var. Daha beatbas bir müzik olarak tanımlıyor bu projeyi. 

Lara Di Lara’nın şarkılarında ve kliplerinde genel olarak gözlemlenebilecek ana fikir, sanatçı ve doğa arasındaki ilişki. Sakpınar, kendini doğaya ve toprağa çok bağlı hissettiğini söylüyor. Dolayısıyla şarkılarındaki ince ayrıntılar da bununla ilgili. Son olarak, doğanın kendi içinde çok fazla soru barındırdığını da söylüyor: “Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Bu gidiş hem bizi hem de hayatın kalanını neye dönüştürüyor? Tüm bu sorunların içerisinde de sanırım hep ‘özünü unutma ve oradan devam et’ telkinini de yapmaya çalışıyorum.”

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.