Sevmeyeni olduğu kadar seveni de var. Kireçburnu’nda geçen sıcacık bir öykü, üstelik fantastik!

2011 yılında hayatımıza TRT ekranlarından el salladı L&M… Ali Atay, Serkan Keskin, Osman Sonant, Cengiz Bozkurt, Ahmet Mümtaz Taylan ve Ege Tanman’ın başrolünü paylaştığı dizi, Başta insanlara garip geldi, uzaya çıkan, dünyanın yok oluşunu durduran bir ekip nasıl mantıklı olabilirdi ki zaten? Gel gelelim insanlar bu absürt duruma hemen alışamadı ancak alışanda kopamadı. Bu evren başka bir evren. Hadi Leyla ile Mecnunun neden bu kadar sevildiğine beraber bakalım. Dikkat Spoiler!

Kötüsü olmayan bir evren!

Dizi, Mecnun Çınar’ın Leylaya aşık olmasıyla başlıyor. Kireçburnunda yaşayan Mecnun en yakın arkadaşı İsmail abi ve Hırsız Yavuz ile maceradan maceraya atılırken karşısına çıkan kötü karakterlerle de mücadele ediyor fakat işin güzel tarafı bu evrenin en kötüsü bile ders vererek yapıyor kötülüklerini. Karabasan ve Arda yeri geldiğinde Mecnunla iş birliği dahi yapıyorlar. Burada kimse gerçekten kötü değil.

Nev-i Şahsına Münhasır karakterler.

Her karakter kendi içinde bir hikayeye ve derinliğe sahip. Hepsinin farklı farklı ama güzel özellikleri var. Mecnun, İsmail abi, Erdal Bakkal, Hırsız Yavuz, Aksakallı dede, İskender baba ve Çırak Kaan… Hele bir olay olduğunda o depoda toplanıldı mı? İşte macera o zaman başlıyor demektir. Ancak her dizide olduğu gibi L&M’da da birkaç karakter ön plana çıkıyor… Bunların en bilineniyse İsmail abi.

Ağlatmak isterlerse ağlatırlar.

Komedi dizisi olduğuna bakmayın, öyle sahneler izler, öyle replikler duyarız ki sanki dram dizisi izliyoruz. Öylesine büyük oyunculuklar, öylesine gerçekçi sahneler izledik ki gözümüzde yaş kalmadı. Bütün saçmalıkların içinde dahi ağlatabildiler bu nereden baksak olması güçtü ancak onlar başardı.

+Bir insanın sevilebilmesi için kendisi gibi olmaması gerekiyormuş, herkes gibi olması gerekiyormuş.

Aslında bilimkurgu.

Leyla ile Mecnun komedi dizisi gibi görünebilir ancak en afilli Bilimkurgu dizisine de taş çıkartır. Uzaya yolculuk, zamanda yolculuk, paralel evrenler arası yolculuk, dünyanın sonunu getirme ve onu durdurma, göktaşına müdahale, yani aklınıza gelebilecek ne kadar fantastik olay varsa başlarına geldi, gelmekle de kalmadı bir de bunlara adapte oldular ama kendi tarzlarında; Eter ve yolculuk o kadar oturdu ki kafamızda bizde alıştık fazlasıyla bu duruma…

Küfür, alkol ve sigara yok!

Küfür etmeden güldürmek başlı başına meziyet ama L&M küfür ediyor sadece kendi tarzlarında. Örneklendirmek gerekirse; Islak tuvalet terliği be! Ayy, ıslak ıslak basarsan, çorabının ıslandığına mı yanacaksın? Huzurunun bozulduğuna mı?

En ağır küfürse Sarkozy! Deme deme çok ağır…

Alkol ve sigara da yok. Onların yerine incir veya üzüme düşüp sakız çiğniyorlar. Ne kadar orijinal değil mi? Aklınıza sağlık…

Aşkın en doğal hali!

Onlar aşka aşıklar, ne yaparlarsa yapsınlar vazgeçemedikleri tek şey belki de aşk ve arkadaşlık… Çünkü arkadaş bir şey isterse sorulmaz, aşk için dağlar delinir ve ne olursa olsun umutsuzluk olmaz. Hayatlarında ne kötü giderse gitsin onlar bütün mücadeleyi beraber verirler. Güldürürken düşündürür, ağlatırken kahkahalara boğabilirler. En sonunda bölüm bittiğinde tatlı bir tebessüm ve bittiği için buruk bir yürekle kalırsınız. İnşallah hiç hoşça kal demezsiniz. Eee ne demiş İsmail abi;

“Hoşça kal diyen geri dönmüyor!”

 

CEVAP VER

Yorumunuzu Girin
Lütfen adınızı giriniz.